SON DAKİKA
Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

Mehmet Şimşek: Türkiye şoklara dayanıklı, bu kez de dayanacağız

Hazine ve Maliye Bakanı Şimşek, "Uluslararası Ekonomi Zirvesi"ne katılarak küresel ekonomide yaşanan son gelişmeleri ve bunların Türkiye'ye yansımalarını değerlendirdi. Şimşek, savaşın küresel ekonomiyi olduğu gibi Türkiye'yi de etkilediğini, ancak Türkiye ekonomisinin bu etkileri zamanla aşabilecek güçte olduğunu mesajını verdi.

Haber Giriş Tarihi: 10.04.2026 14:52
Haber Güncellenme Tarihi: 10.04.2026 14:52
Kaynak: DHA
Mehmet Şimşek: Türkiye şoklara dayanıklı, bu kez de dayanacağız

Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, "Büyük Dönüşüm" temasıyla düzenlenen Uluslararası Ekonomi Zirvesi (UEZ 2026) toplantısının açılışına katıldı.

Uluslararası Ekonomi Zirvesi 2026’da bir konuşma gerçekleştiren Mehmet Şimşek, EYT gibi uygulamalara rağmen bütçe açığının yüzde 3'ün altına düşürüldüğünü, yastık altında 640 milyar dolar bulunduğunu ve petrol fiyatlarının düşeceğini belirterek Türk ekonomisinin savaş şokunu atlatacağını vurguladı.

Hazine ve Maliye Bakanı Şimşek, iki gün sürecek zirvenin katılımcılarına yaptığı sunumda şu bilgileri verdi:

"TÜRKİYE OLARAK BU ŞOKU RAHATLIKLA ATLATACAĞIZ"

"Belirsizliklerin çok yüksek olduğu ve meydan okumaların yaşandığı bir ortamda, yaşananları Türkiye için nasıl bir fırsata çevireceğimizi konuşacağım. Üç ana başlıkta bir durum değerlendirmesi yapmak isterim.

Bugün büyük bir şok yaşanıyor. Enerji piyasalarına etkisi çok büyük. Petrol, gübre ve doğalgaz açısından da benzer bir durum söz konusu. Geçmiş şoklarla karşılaştırdığınızda, petrol ve doğalgaz fiyatlarındaki artışın ilk 60 günde oldukça yüksek olduğu görülüyor. Kırılgan bir ateşkes var. Piyasalar bu kırılganlığı yansıtıyor. Ateşkes sürse bile küresel ekonomiler açısından ve Türkiye açısından tahribat söz konusu. Enflasyon beklentisi yüksek, tedarik zincirindeki sorunlar orta vadede devam edecek. Yaşanan şoklar kalıcı etkiler bırakacak. Savaşın etkilerini silmek zaman alacak. Jeopolitik riskler açısından bölge eski haline dönmeyecek. Sadece demokratik yapıdaki riskler değil, sadece iklim krizi de değil; aslında birçok boyutuyla zorlu bir dönem yaşanıyor.

Türkiye'nin şoklara dayanıklı olduğuna inanıyoruz, geçen sene şoklara dayandık bu sene de dayanacağız.

Bizim Orta Doğu’ya enerji bağımlılığımız yok denecek kadar az. Petrolde hemen hemen dışa bağımlılığımız yok. Bu da Türkiye için bir avantaj oluşturuyor.

Dayanıklılığımızın en önemli alanı ve kaynağı maliye politikasının geçmişe oranla bugün de sağlam bir yapıda olması. 2023'te büyük bir deprem yaşadık, EYT gibi diğer birtakım konular da vardı. Ona rağmen biz bütçe açığını milli gelire oran olarak yüzde 3'ün altına düşürdük. Bizim bütçe açığımız ve borcun milli gelire oranı düşük. Bu da bize politikada manevra alanı tanıyor, şoklara daha güçlü tepki vermemizi sağlıyor. Hem kamu borcunun milli gelire oranı düşük hem de açığımız nispeten düşük. Geçen sene gelişmekte olan ülkelerde bütçe açığının milli gelire oranı ortalama yüzde 6,3'tü, yani Türkiye'nin iki katından fazlaydı. Yine bizim makroekonomik şoklara olan dayanıklılığımız daha yüksek. Reel kur, faiz ve büyümede eş zamanlı yaşanabilecek şoklara karşı kamu borcunun milli gelire oranının hassasiyeti, geçmiş dönemlere kıyasla belirgin şekilde azalmıştır.

Reel kurda önemli bir yük yaşansa bile, faizlerdeki yüksekliğe rağmen bu şoklara karşı hassasiyet geçmişe göre çok daha düşük. Tüm olumsuzluklar bir araya gelse bile dayanıklılık var. Tabii dış açık çok önemli. Savaş turizmi etkileyecek. Bizim gibi petrol ithal eden ülkeler için en büyük kaygı ödemeler dengesindeki cari açıktır. Savaş öncesinde yönetilebilir düzeydeydi ancak açık bir miktar artacak. Bu bizim için bir kırılganlık olsa da bunu yönetilebilir olarak görüyoruz.

Geçmiş döneme bakacak olursak toplam borçluluk yine de düşük seviyede. Biz Türkiye olarak bu şoku rahatlıkla atlatacağız Rezerv artışı nedeniyle rahatız. Bankacılık sektöründe de rahatız. Burada önemli olan vatandaşın güveni.

YASTIK ALTINDA 640 MİLYAR DOLAR VAR

Vatandaşların yastık altındaki varlığı 640 milyar dolar. Bu sistemde olsaydı çok iyi olurdu. Ancak vatandaşımızın geleneksel olarak altına ilgisi var.

"SAVAŞ HEDEFİ UZATIR AMA ETKİLEYEMEZ"

Kurdaki oynaklık normal. Biz fiyat istikrarı konusunda gerekenleri yapacağız. Reform çabalarımızı hızlandıracağız. Makro istikrar programında reform üç aşamalıydı. Deprem, EYT ve KKM yükümlülüğü vardı. Kırılganlığı giderecek tedbirleri devreye aldık. KKM’den çıkışı başarıyla yönettik, rezervleri yükselttik. Savaş, üçüncü aşamanın süresini uzatır ama bizi hedeflerimizden saptırmaz. Bizim için fiyat istikrarı önemli. Fiyat istikrarı olmadan program tamamlanmaz.

Yılbaşından bu yana petrol fiyatı 81 dolar, vadeli fiyatı da 81 dolar. Biz bunu baz alırsak enflasyon 3 puan yükselebilir. Bu doğrudan ve dolaylı etkileri içerir. Cari açık yüzde 1,5 öngörüyorduk, 1 puan yükselebilir. Büyümeyi yüzde 4 görüyorduk, 1 puan düşebilir. Ancak tüm bunlar hedefi etkilemez, sadece süreci uzatır.

"BÜTÇE GELİRLERİNDEN FERAGAT ETTİK, DEZENFLASYONU ÖNCELİKLENDİRDİK"

'Dezenflasyonu ne sürükler?' dersiniz TCMB’nin çabaları önemli. Türkiye, dezenflasyonda kararlı olduğunu ortaya koyuyor. Piyasa enflasyonu yüzde 25 civarında görüyor. Biz ne gerekiyorsa yapacağız. Eğer biz eşel mobil sistemini devreye almasaydık, manşet enflasyon daha yüksek olurdu. Şu an etkisi yaklaşık 1,2 puan civarında. Biz bütçe gelirlerinden feragat ettik, dezenflasyonu önceliklendirdik.

Petrol, doğalgaz ve türevlerinin dışında bölge ile ihracat ve turizm ilişkimiz var. İran’dan 3 milyar dolar turizm geliri elde ediyoruz. Turizmde güçlüyüz. Haziran ayından itibaren turizmde beklentimiz sürüyor. Ayrıca o bölgeye gitmek isteyenler Türkiye'ye kayabilir.

"PETROL FİYATLARI DÜŞER"

Venezuela ve İran’da üretim artar, üretim artınca petrol fiyatları muhtemelen düşer. Biz bölgemizde yıkım istemiyoruz. Ancak yıkım olduğu için Türk inşaat firmaları bölgede yer alacak. Katar’dan boru hattı ile Katar gazını tekrar gündeme alacağız. Türkiye enerji koridorunda önemli bir yere sahip.

"DEMİR YOLLARI SANAYİLERİ LİMANLARA BAĞLAYACAK"

Tarım ürünlerinde depolamada hedeflerimiz büyük. Bütün sanayi bölgelerini demir yolu ile limanlara bağlamak istiyoruz. 70 milyar dolarlık en az demiryollarına yük taşımacılığıyla ilgili yatırım yapacağız.

SAVUNMA SANAYİİ

Türkiye savunma sanayinde önemli bir konuma gelmeye başladı. Yıllık 7 trilyon dolar savunma harcaması öngörülüyor. Savunma sanayii kabiliyetiniz varsa ikili kullanım ve ciddi bir teknoloji söz konusudur. Savunma sanayii, sanayide dönüşümün ana lokomotifi olacaktır."

Mehmet Şimşek, sözlerini "Turizmde dünyada ilk 5’teyiz, geçen sene 65 milyar dolar gelir elde ettik. Yüksek katma değerli ihracatçıyız. Dünyada dizi ihracatında 3. sıradayız. Video oyunlarında, 1 milyon doların üzerinde değerlemeye sahip şirketler ürettik. Yeni ticaret koridorlarına yatırım yapacağız. Bizim için yeşil dönüşüm bir tercih değil bir zorunluluk." şeklinde bilgi vererek tamamladı.

Kaynak: DHA

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar (0)
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.