Eskiden bir olay olduğunda insanlar ertesi gün gazeteyi alır, akşam haberlerini izler ve aşağı yukarı aynı bilgilere ulaşırdı. Elbette farklı görüşler vardı ama herkesin üzerinde konuştuğu ortak bir gerçeklik zemini bulunurdu.
Bugün ise durum çok farklı.
Telefonlarımızı elimize aldığımız anda binlerce bilgiyle karşılaşıyoruz. Sosyal medya akışlarında, mesaj gruplarında, internet sitelerinde sürekli yeni içerikler önümüze düşüyor. Sorun şu ki bu bilgilerin hangisinin doğru, hangisinin yanlış olduğunu anlamak her geçen gün daha da zorlaşıyor.
Bir olay yaşanıyor. Aynı olayla ilgili onlarca farklı yorum ortaya çıkıyor. Bir taraf beyaz dediğine diğer taraf siyah diyor. İnsanlar artık bilgiyi araştırmaktan çok, kendi düşüncesine uygun olanı seçmeye meyilli hale geliyor. Böyle olunca da gerçekler geri planda kalıyor.
Belki de çağımızın en büyük sorunlarından biri tam olarak bu: Bilgi kirliliği.
Bilgi kirliliği sadece yanlış haberlerden ibaret değil. Eksik bilgiler, bağlamından koparılmış görüntüler, manipülatif başlıklar ve doğrulanmamış iddialar da bu kirliliğin bir parçası. Üstelik teknoloji sayesinde bunlar saniyeler içinde milyonlarca insana ulaşabiliyor.
Bu durumun doğal sonucu ise kutuplaşma oluyor.
Artık insanlar farklı düşünen kişileri dinlemek yerine onları karşı taraf olarak görüyor. Bir fikre katılmamak normaldir. Ancak günümüzde fikir ayrılıkları giderek insan ayrılıklarına dönüşüyor. Aynı mahallede yaşayan, aynı şehirde nefes alan insanlar birbirlerini anlamaktan uzaklaşıyor.
Oysa bir toplumun gücü herkesin aynı düşünmesinden değil, farklı düşüncelere rağmen konuşabilmesinden gelir.
Belki de yeniden öğrenmemiz gereken şey tam olarak budur: Dinlemek.
Karşımızdakini ikna etmek için değil, anlamak için dinlemek. Bir haberi paylaşmadan önce doğruluğunu araştırmak. Her gördüğümüze inanmamak. Farklı görüşlere kulak vermek.
Çünkü bilgi çağında yaşıyoruz ama bazen bilgeliği unutuyoruz.
Gerçeği bulmak hiç bu kadar kolay olmamıştı. Ama ne yazık ki gerçeği kaybetmek de hiç bu kadar kolay olmamıştı.
Yorum Ekle
Yorumlar (0)
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Hilal DEMİRTAŞ
Aynı Gerçeğe Bakıp Farklı Dünyalar Görmek
Eskiden bir olay olduğunda insanlar ertesi gün gazeteyi alır, akşam haberlerini izler ve aşağı yukarı aynı bilgilere ulaşırdı. Elbette farklı görüşler vardı ama herkesin üzerinde konuştuğu ortak bir gerçeklik zemini bulunurdu.
Bugün ise durum çok farklı.
Telefonlarımızı elimize aldığımız anda binlerce bilgiyle karşılaşıyoruz. Sosyal medya akışlarında, mesaj gruplarında, internet sitelerinde sürekli yeni içerikler önümüze düşüyor. Sorun şu ki bu bilgilerin hangisinin doğru, hangisinin yanlış olduğunu anlamak her geçen gün daha da zorlaşıyor.
Bir olay yaşanıyor. Aynı olayla ilgili onlarca farklı yorum ortaya çıkıyor. Bir taraf beyaz dediğine diğer taraf siyah diyor. İnsanlar artık bilgiyi araştırmaktan çok, kendi düşüncesine uygun olanı seçmeye meyilli hale geliyor. Böyle olunca da gerçekler geri planda kalıyor.
Belki de çağımızın en büyük sorunlarından biri tam olarak bu: Bilgi kirliliği.
Bilgi kirliliği sadece yanlış haberlerden ibaret değil. Eksik bilgiler, bağlamından koparılmış görüntüler, manipülatif başlıklar ve doğrulanmamış iddialar da bu kirliliğin bir parçası. Üstelik teknoloji sayesinde bunlar saniyeler içinde milyonlarca insana ulaşabiliyor.
Bu durumun doğal sonucu ise kutuplaşma oluyor.
Artık insanlar farklı düşünen kişileri dinlemek yerine onları karşı taraf olarak görüyor. Bir fikre katılmamak normaldir. Ancak günümüzde fikir ayrılıkları giderek insan ayrılıklarına dönüşüyor. Aynı mahallede yaşayan, aynı şehirde nefes alan insanlar birbirlerini anlamaktan uzaklaşıyor.
Oysa bir toplumun gücü herkesin aynı düşünmesinden değil, farklı düşüncelere rağmen konuşabilmesinden gelir.
Belki de yeniden öğrenmemiz gereken şey tam olarak budur: Dinlemek.
Karşımızdakini ikna etmek için değil, anlamak için dinlemek. Bir haberi paylaşmadan önce doğruluğunu araştırmak. Her gördüğümüze inanmamak. Farklı görüşlere kulak vermek.
Çünkü bilgi çağında yaşıyoruz ama bazen bilgeliği unutuyoruz.
Gerçeği bulmak hiç bu kadar kolay olmamıştı. Ama ne yazık ki gerçeği kaybetmek de hiç bu kadar kolay olmamıştı.