SON DAKİKA
Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

Devlet Bahçeli'den CHP'ye Akın Gürlek tepkisi : İstanbul'da tezgahınız bozuldu öfkeniz buna mı

Geçtiğimiz günlerde Adalet ve İçişleri Bakanlarının yemin töreninde Meclis'te çıkan kavgayı değerlendiren ve CHP'ye seslenen Devlet Bahçeli, "Gazi Meclis, aciz Meclis değildir. Haddinizi bilin, siz kimsiniz?" dedi.

Haber Giriş Tarihi: 17.02.2026 18:27
Haber Güncellenme Tarihi: 17.02.2026 18:28
Kaynak: DHA
Devlet Bahçeli'den CHP'ye Akın Gürlek tepkisi : İstanbul'da tezgahınız bozuldu öfkeniz buna mı

MHP Lideri Devlet Bahçeli, partisinin grup toplantısında Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde konuştu.

Sözlerine Ramazan ayının gelişini değerlendirerek başlayan ve Gazze ile devam eden Bahçeli, akabinde de Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın dış siyasette attığı adımlara değindi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Dışişleri Bakanı Hakan Fidan'ın dış siyasette attığı adımları başarılı bulduğunu belirten Bahçeli, süper güç Türkiye'nin ayak seslerinin duyulmaya başladığını belirtti.

Bahçeli akabinde de sözü, TBMM'de İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi ve Adalet Bakanı Akın Gürlek'in yemin töreni sırasında çıkan kavgaya getirdi.

CHP, bakanların yemin etmesine müsaade etmemek için kürsü işgalinde bulunmuş ve olay çıkarmıştı.

Bu anları değerlendiren Bahçeli, oldukça sert sözlerle CHP'ye seslendi ve şöyle dedi;

"GAZİ MECLİS, ACİZ MECLİS DEĞİLDİR"

Geçtiğimiz hafta Adalet ve İçişleri Bakanlıklarına atanan değerli arkadaşlarımızın yasal ve anayasal bir prosedür olan yemin merasimlerinde yaşanan ilkel görüntüleri, şiddet sahnelerini ve antidemokratik muameleleri, aziz milletimiz ibretle seyretmiştir.

Gazi Meclis aciz bir Meclis değildir. Aziz Meclis, kürsü işgaliyle üçüncü dünya ülkelerini aratacak bir Meclis değildir. Yeni atanan bakanlarla ilgili eğer merak edilen bir husus varsa yasal ve demokratik kanallar açıktır, ortadadır.

"KİMSİNİZ SİZ"

Muhalefetin sahip olduğu imkanları kullanmaya yanaşmadan Meclis'i karıştırması, yasal ve anayasal bir hakkı engellemeye çalışması yeni sürüm bir siyasi eşkıyalık değilse nedir? Ali Kıran baş kesen misiniz, nesiniz, kimsiniz?

Deli Dumrul gibi hareket etmenin neresi demokrasidir. Aziz Meclis'i savaş alanına çevirmenin kime ne faydası vardır? Sözün hükmü yerine yumruğun gücüyle oraya buraya sataşmak bir siyasetçiye yakışıyor mu, CHP’nin siyasi çizgisiyle bağdaşıyor mu?

"İSTANBUL'DAKİ TEZGAHINIZ BOZULDU"

Özellikle yeni atanan Adalet Bakanımızla ilgili rahatsızlığınızın kaynağını nasıl yorumlayalım? İstanbul’daki tezgâhınız bozuldu, öfkeniz buna mı? Rüşvet ve yolsuzluk çarkınız kırıldı, sinir nöbetiniz bundan mı?

Maskeleriniz düştü, foyanız ortalığa döküldü. Anormal ve stresli bir gerilimin sebebi buna mı dayalı?

Tekrar ifade ediyorum, geçtiğimiz hafta çarşamba günü yapılan yemin merasiminde Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin saygınlığına leke düşüren müfrit ve müfsit Cumhuriyet Halk Partisi zihniyetini ayıplıyor, haddinizi bilin diyorum.

Adalet Bakanımız Sayın Akın Gürlek'i ve İçişleri Bakanımız Sayın Mustafa Çiftçi’yi ayrı ayrı tebrik ediyor, tam desteğimizle birlikte başarılar diliyorum.

"RAMAZAN MÜNASEBETİYLE CENNETİN KAPILARI ARDINA KADAR AÇILIR"

Bu ay, yüce kitabımız Kur’an-ı Kerim’in indirildiği aydır.

Ramazan münasebetiyle cennetin kapıları ardına kadar açılırken, cehennemin kapıları kilitlenip şeytanlar zincire vurulmaktadır.

İnsanlığın maruz kaldığı belaların dallanıp budaklandığı bir dönemde nefis terbiyesine, kalp temizliğine, vicdan tefekkürüne ve huzur tecellisine çok ihtiyacımız vardır.

Bu ihtiyaç hâli her geçen gün daha da aciliyet kazanmaktadır. Maalesef insanlık tehlikeli bir girdabın ortasında, çözümü gittikçe karmaşıklaşan girift bir bulmacanın odak noktasındadır.

Bir yanda süregelen kanlı çatışmalar, bitmek bilmeyen çekişmeler, iç savaşlar, hâkimiyet kavgaları, istikrarsız coğrafyalar, kutuplaşmış ülkeler, ekonomik zorluklar ve zulüm ile adaletsizliklerin karanlık yüzü varken, diğer yanda mazlumların feryadı, gariplerin iç çekişi ve masumların sürekli kamçılanan mağduriyetleri söz konusudur.

İSRAİL'E SERT TEPKİ

Bakınız, Gazze’de son yüzyılın en ağır insanlık suçu işlenmiştir. Ne hikmetse emzikli bebeklerin, soykırım çarkına sürülen çocukların, toplama kamplarında yavaş yavaş ölüme terk edilen kadınların, yaşlıların, velhasıl suçsuz ve günahsız bir sivil halkın çığlıkları yeterince duyulmamış, yeterince duyarlılık gösterilmemiştir.

Şımarık ve soykırımcı İsrail Başbakanı ve hükümeti, en küçük bir nedamet hissine sahip olmaktan şöyle dursun, insan hakları ihlaline, adalet ve hukukun inkârına zorbalıkla devam etmiştir.

Ramazan denilince akıllara ve gönüllere düşen sabırdır, şefkattir, samimiyettir, cömertliktir, merhamettir, duadır, hoşgörüdür, aç doyurmak ve açıkta kalana el uzatmaktır.

Ancak Filistinli kardeşlerimize bu insani ve vicdani erdemler çok görülmekte, tahammüden göz yumulmaktadır.

"YASA DIŞI İLHAK HAMLELERİ HÜKÜMSÜZDÜR"

İsrail hükümetinin geçtiğimiz günlerde Batı Şeria’daki arazi tasarrufuna ilişkin aldığı son karar, uluslararası hukukun çiğnenmesi olduğu kadar süregelen soykırım suçunun farklı kanallardan ilerlediğinin de teyididir. Yasa dışı ilhak hamleleri elbette hükümsüzdür.

Filistin halkını yerinden ve yurdundan zorla çıkarmayı hedefleyen, Yahudi yerleşimcilere alan açmayı gözeten her türlü gayrimeşru ve gayrihukuki adım inanıyorum ki hakkın ve hakikatin barajını aşamayacaktır.

Siyonist vandallığın bir bildiği varsa hiç kuşkusuz Allah’ın da bir bildiği vardır. Ve hiçbir zalim buna güç yetiremeyecek, bununla boy ölçüşemeyecektir.

İsrail’in işgal ettiği Filistin topraklarında hak iddiası ve egemenlik kurma iştahı sonuçsuz kalmaya mahkûmdur.

"ULUSLARARASI DÜZEN İFLAS ETTİ"

Son vahim gelişmeler barışçıl arayışları gölgelemekte, iki devletli çözüm iklimini de zehirlemektedir. Uluslararası toplum, Filistin topraklarına pranga vuran işgal ve ilhak politikalarını reddetmeli, bununla ilgili kararlar ve kararlı hamleler yapmalıdır.

Ancak uluslararası toplum mefluç ve metruk hâldedir. Nasıl ki görünen köy kılavuz istemiyorsa, İkinci Dünya Savaşı’nı müteakiben tesis edilen kurallara dayalı uluslararası düzenin iflas ettiğinin de şahitliğine ve itirafına gerek kalmamıştır. Çünkü her şey ortadadır.

13-15 Şubat 2026 tarihleri arasında Almanya’nın Münih şehrinde düzenlenen 62. Güvenlik Konferansı, uluslararası düzenin yıkım sürecinde olduğuna dair yoğun tartışmalarla geçmiştir.

“Yıkım altında” temasıyla düzenlenen mezkûr konferans, adeta malumun ilanına sahne olmuştur. 19-23 Ocak 2026 tarihinde yapılan Davos Zirvesi’nde de benzer tartışmalar yaşanmıştır.

Yıkılan bellidir, yıkanlar da bellidir. Fakat neyin kurulacağı, nasıl ve ne zaman kurulacağı belirsizliğin ve bilinmezliğin dibine oturmuştur.

CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN'A ÖVGÜ

Ankara’dan dünyanın genel tablosuna baktığımızda ümitvar olacağımız, memnuniyet duyacağımız, yüreklerimize su serpecek bir aydınlık, bir arayış ve dört başı mamur bir amaç görülmemektedir.

Buna karşılık Türkiye hem bölgesinde hem de küresel arenada istikrar adası gibi sivrilmektedir. Sayın Cumhurbaşkanımızın, Sayın Dışişleri Bakanımızın ve Cumhurbaşkanlığı Kabinesinin kesintisiz diplomatik temasları, ihtilafları diyalogla çözme çabaları gerçekten takdir ve tebrike ziyadesiyle layıktır.

Masada ve sahada aynı olabilmeyi başaran bir Türkiye ile hepimizin iftihar etmesi esasen manevi bir görevdir. Nerede bir sorun varsa Türkiye müessir bir şekilde oradadır.

Komşu ülkelerin siyasi birliği, toprak bütünlüğü ve egemenlik haklarını herhangi bir tereddüde düşmeden savunan ve sahiplenen, barış, huzur ve istikrar özlemlerinin gerçekleşmesi için fincancı katırlarını ürkütmekten kaçınmayan bir Türkiye gerçeği hepimiz adına bir talihtir.

Sadece insanımızın saadetine hizmetle kifayet etmeyen, dahası insanlığın selameti ile bölgesel ve küresel istikrar adına gövdesini taşın altına koymayı göze almış bir Türkiye, tarihimizin saklı kalan ülkülerini gururla takip ve temin gayretindedir.

Bozuk plak gibi aynı nakarata takılıp kalanların, ezbere dayalı kara propagandayı seslendirmeyi marifet sayanların zoruna gitse de, alayının birden uykuları kaçsa da diyorum ki Türk ve Türkiye Yüzyılı’nın sancağı el birliğiyle açılmış, süper güç Türkiye’nin muktedir adımları hamdolsun duyulmaya başlanmıştır.

Kaynak: DHA

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar (0)
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.