SSB ve YÖK arasında, 11 üniversitenin katkısıyla kuantum teknolojilerinde nitelikli insan kaynağı yetiştirmek ve stratejik ekosistem oluşturmak amacıyla 'Üniversiteler Savunma Sanayii Kuantum Teknolojileri İş Birliği Protokolü' imzalandı.
Haber Giriş Tarihi: 24.06.2026 20:05
Haber Güncellenme Tarihi: 24.06.2026 20:05
Kaynak:
DHA
Savunma Sanayii Başkanlığı (SSB) ile Yükseköğretim Kurulu (YÖK) arasında 'Üniversiteler Savunma Sanayii Kuantum Teknolojileri Stratejik Yetkinlik Geliştirme İş Birliği Protokolü' imzalandı.
Savunma Sanayii Başkanlığı'nda düzenlenen 'SSB Kuantum Programı Tanıtımı'na; Savunma Sanayii Başkanı Haluk Görgün, YÖK Başkanı Erol Özvar, ASELSAN Genel Müdürü Ahmet Akyol, ROKETSAN Genel Müdürü Murat İkinci, HAVELSAN Genel Müdürü Mehmet Akif Nacar, Savunma Teknolojileri Mühendislik A.Ş. Genel Müdürü Özgür Güleryüz, TÜBİTAK yöneticileri, üniversite rektörleri, akademisyenler ve savunma sanayi temsilcileri katıldı. Programda, SSB ile YÖK arasında 'Üniversiteler Savunma Sanayii Kuantum Teknolojileri Stratejik Yetkinlik Geliştirme İş Birliği Protokolü' imzalandı. Program kapsamında, kuantum teknolojilerinde nitelikli insan kaynağının yetiştirilmesi, araştırma kapasitesinin güçlendirilmesi, üniversite-sanayi-kamu iş birliğinin derinleştirilmesi ve sürdürülebilir bir kuantum ekosistemi oluşturulması hedefleniyor.
11 ÜNİVERSİTE KATKI SUNACAK
Program kapsamında; Ankara Üniversitesi, Bilkent Üniversitesi, Boğaziçi Üniversitesi, Gebze Teknik Üniversitesi, Hacettepe Üniversitesi, İstanbul Teknik Üniversitesi, Koç Üniversitesi, Orta Doğu Teknik Üniversitesi, Özyeğin Üniversitesi, Sabancı Üniversitesi ve TOBB Ekonomi ve Teknoloji Üniversitesi’nin Türkiye’nin kuantum ekosisteminin gelişimine katkı sunması hedefleniyor.
'STRATEJİK BİR KABİLİYET ALANI'
Savunma Sanayii Başkanı Haluk Görgün, kuantum teknolojilerinin savunma sanayi açısından kritik bir dönüm noktasına işaret ettiğini belirtti. Kuantumun kriptolojiden sinyal bağımsız navigasyona, hassas algılamadan yeni nesil hesaplamaya kadar pek çok alanda savunmanın geleceğini doğrudan şekillendirdiğini belirten Görgün, "Kuantum, savunmanın geleceğini doğrudan şekillendiren stratejik bir kabiliyet alanına dönüşmüştür. Açıkladığımız yol haritasıyla üniversitelerimizi, ana yüklenicilerimizi, KOBİ’lerimizi, teknopark firmalarımızı ve genç araştırmacılarımızı aynı stratejik hedef etrafında buluşturan bütüncül bir ekosistem ortaya koyuyoruz" dedi.
Haluk Görgün, Türkiye’nin kuantum teknolojilerinde üretici ve yön verici ülkeler arasında yer almasını hedeflediklerini ifade ederek, "Kritik teknolojilerde dışa bağımlılık, yalnızca bir tedarik meselesi değil; egemenliğin sessizce devredilmesidir. Hedefimiz, Türkiye’yi kuantum teknolojilerinde üreten, geliştiren ve yön veren ülkeler arasına taşımaktır. Bu alandaki yarış yalnızca cihaz, laboratuvar veya altyapı yarışı değil. Bu yarış, aynı zamanda bilim insanı, mühendis ve araştırmacı yetiştirme yarışıdır. İnsan kıymetimiz, en değerli milli sermayemizdir" diye konuştu.
'TERCİH DEĞİL, ZORUNLULUKTUR'
YÖK Başkanı Erol Özvar, Türkiye’nin son 20 yılda savunma sanayi alanında tarihi dönüşüm gerçekleştirdiğini belirtti. Savunma sanayi ile üniversitelerin araştırma kapasitesi arasında doğrudan ve güçlü bir ilişki kurulmasının hayati önem taşıdığını ifade eden Özvar, yükseköğretim sisteminin kritik teknoloji alanlarına daha fazla katkı sunması için çalışmalar yürüttüklerini bildirdi. Özvar, kuantum teknolojilerinin geniş bir alanda dönüştürücü etki oluşturacağını vurgulayarak, "Ülkemizin kuantum alanında güçlü bir insan kaynağı ve araştırma altyapısı oluşturması bir tercih değil, stratejik bir zorunluluktur. Bu kapsamda, Yükseköğretim Kurulu olarak yükseköğretim sistemimizde kuantum teknolojilerine yönelik yeni programların açılması üzerinde çalışıyoruz" dedi.
Erol Özvar, lisans seviyesinde kuantum odaklı yeni programların hayata geçirilmesini planladıklarını, fizik bölümlerinin birikiminden yararlanarak bazı programların dönüşümü ve yeniden yapılandırılması sürecini başlattıklarını ifade etti.
'EĞİTİM FAALİYETLERİYLE SINIRLI OLMAYACAK'
Özvar, imzalanan protokolün kuantum hesaplama, kuantum algılama ve kuantum haberleşme alanlarında nitelikli insan kaynağının yetiştirilmesini, eğitim programlarının geliştirilmesini ve araştırma kapasitesinin güçlendirilmesini hedeflediğini ifade etti. Burslar, staj programları, araştırma projeleri, yaz okulları ve teknik etkinliklerle gençlerin bu alana yönlendirilmesinin hedeflendiğini aktaran Özvar, "Bu protokol yalnızca eğitim faaliyetleriyle sınırlı olmayacaktır. Üniversite, sanayi ve kamu iş birliğini bütüncül bir yaklaşımla ele alan bu model sayesinde araştırma çıktılarının teknolojiye dönüşmesi, savunma sanayimizin ihtiyaç duyduğu kritik yetkinliklerin geliştirilmesi ve ülkemizde güçlü bir kuantum ekosisteminin oluşturulması mümkün olacaktır" dedi.
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
SSB ve YÖK'ten 'kuantum teknolojileri' iş birliği
SSB ve YÖK arasında, 11 üniversitenin katkısıyla kuantum teknolojilerinde nitelikli insan kaynağı yetiştirmek ve stratejik ekosistem oluşturmak amacıyla 'Üniversiteler Savunma Sanayii Kuantum Teknolojileri İş Birliği Protokolü' imzalandı.
Savunma Sanayii Başkanlığı (SSB) ile Yükseköğretim Kurulu (YÖK) arasında 'Üniversiteler Savunma Sanayii Kuantum Teknolojileri Stratejik Yetkinlik Geliştirme İş Birliği Protokolü' imzalandı.
Savunma Sanayii Başkanlığı'nda düzenlenen 'SSB Kuantum Programı Tanıtımı'na; Savunma Sanayii Başkanı Haluk Görgün, YÖK Başkanı Erol Özvar, ASELSAN Genel Müdürü Ahmet Akyol, ROKETSAN Genel Müdürü Murat İkinci, HAVELSAN Genel Müdürü Mehmet Akif Nacar, Savunma Teknolojileri Mühendislik A.Ş. Genel Müdürü Özgür Güleryüz, TÜBİTAK yöneticileri, üniversite rektörleri, akademisyenler ve savunma sanayi temsilcileri katıldı. Programda, SSB ile YÖK arasında 'Üniversiteler Savunma Sanayii Kuantum Teknolojileri Stratejik Yetkinlik Geliştirme İş Birliği Protokolü' imzalandı. Program kapsamında, kuantum teknolojilerinde nitelikli insan kaynağının yetiştirilmesi, araştırma kapasitesinin güçlendirilmesi, üniversite-sanayi-kamu iş birliğinin derinleştirilmesi ve sürdürülebilir bir kuantum ekosistemi oluşturulması hedefleniyor.
11 ÜNİVERSİTE KATKI SUNACAK
Program kapsamında; Ankara Üniversitesi, Bilkent Üniversitesi, Boğaziçi Üniversitesi, Gebze Teknik Üniversitesi, Hacettepe Üniversitesi, İstanbul Teknik Üniversitesi, Koç Üniversitesi, Orta Doğu Teknik Üniversitesi, Özyeğin Üniversitesi, Sabancı Üniversitesi ve TOBB Ekonomi ve Teknoloji Üniversitesi’nin Türkiye’nin kuantum ekosisteminin gelişimine katkı sunması hedefleniyor.
'STRATEJİK BİR KABİLİYET ALANI'
Savunma Sanayii Başkanı Haluk Görgün, kuantum teknolojilerinin savunma sanayi açısından kritik bir dönüm noktasına işaret ettiğini belirtti. Kuantumun kriptolojiden sinyal bağımsız navigasyona, hassas algılamadan yeni nesil hesaplamaya kadar pek çok alanda savunmanın geleceğini doğrudan şekillendirdiğini belirten Görgün, "Kuantum, savunmanın geleceğini doğrudan şekillendiren stratejik bir kabiliyet alanına dönüşmüştür. Açıkladığımız yol haritasıyla üniversitelerimizi, ana yüklenicilerimizi, KOBİ’lerimizi, teknopark firmalarımızı ve genç araştırmacılarımızı aynı stratejik hedef etrafında buluşturan bütüncül bir ekosistem ortaya koyuyoruz" dedi.
Haluk Görgün, Türkiye’nin kuantum teknolojilerinde üretici ve yön verici ülkeler arasında yer almasını hedeflediklerini ifade ederek, "Kritik teknolojilerde dışa bağımlılık, yalnızca bir tedarik meselesi değil; egemenliğin sessizce devredilmesidir. Hedefimiz, Türkiye’yi kuantum teknolojilerinde üreten, geliştiren ve yön veren ülkeler arasına taşımaktır. Bu alandaki yarış yalnızca cihaz, laboratuvar veya altyapı yarışı değil. Bu yarış, aynı zamanda bilim insanı, mühendis ve araştırmacı yetiştirme yarışıdır. İnsan kıymetimiz, en değerli milli sermayemizdir" diye konuştu.
'TERCİH DEĞİL, ZORUNLULUKTUR'
YÖK Başkanı Erol Özvar, Türkiye’nin son 20 yılda savunma sanayi alanında tarihi dönüşüm gerçekleştirdiğini belirtti. Savunma sanayi ile üniversitelerin araştırma kapasitesi arasında doğrudan ve güçlü bir ilişki kurulmasının hayati önem taşıdığını ifade eden Özvar, yükseköğretim sisteminin kritik teknoloji alanlarına daha fazla katkı sunması için çalışmalar yürüttüklerini bildirdi. Özvar, kuantum teknolojilerinin geniş bir alanda dönüştürücü etki oluşturacağını vurgulayarak, "Ülkemizin kuantum alanında güçlü bir insan kaynağı ve araştırma altyapısı oluşturması bir tercih değil, stratejik bir zorunluluktur. Bu kapsamda, Yükseköğretim Kurulu olarak yükseköğretim sistemimizde kuantum teknolojilerine yönelik yeni programların açılması üzerinde çalışıyoruz" dedi.
Erol Özvar, lisans seviyesinde kuantum odaklı yeni programların hayata geçirilmesini planladıklarını, fizik bölümlerinin birikiminden yararlanarak bazı programların dönüşümü ve yeniden yapılandırılması sürecini başlattıklarını ifade etti.
'EĞİTİM FAALİYETLERİYLE SINIRLI OLMAYACAK'
Özvar, imzalanan protokolün kuantum hesaplama, kuantum algılama ve kuantum haberleşme alanlarında nitelikli insan kaynağının yetiştirilmesini, eğitim programlarının geliştirilmesini ve araştırma kapasitesinin güçlendirilmesini hedeflediğini ifade etti. Burslar, staj programları, araştırma projeleri, yaz okulları ve teknik etkinliklerle gençlerin bu alana yönlendirilmesinin hedeflendiğini aktaran Özvar, "Bu protokol yalnızca eğitim faaliyetleriyle sınırlı olmayacaktır. Üniversite, sanayi ve kamu iş birliğini bütüncül bir yaklaşımla ele alan bu model sayesinde araştırma çıktılarının teknolojiye dönüşmesi, savunma sanayimizin ihtiyaç duyduğu kritik yetkinliklerin geliştirilmesi ve ülkemizde güçlü bir kuantum ekosisteminin oluşturulması mümkün olacaktır" dedi.
Kaynak: DHA
En Çok Okunan Haberler