SON DAKİKA
Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

Şampiyon kısrak nasıl 'sofraya' düştü? Mersin'deki skandalı atın sahibi anlattı: 'Hayır yapmak istemiştik...'

Mersin Büyükşehir Belediyesi’ne ait aşevinde servis edilen yemekte "tek toynaklı eti" tespit edildiği yönündeki iddia gündemi sarsarken yapılan DNA analizleri, kavurmadaki etlerin Adana Yeşiloba Hipodromu’nda koşup üç de birincilik elde eden kısrak Smart Latch’e ait olduğunu ortaya koydu. Atın sahibi Suat Topçu, skandalın detaylarını Milliyet.com.tr’ye anlatırken bilabedel sahiplendirmek istedikleri atının yürek burkan sonunu "Biz hayır yapmaya çalışırken kötülüğe vesile olduk" sözleriyle aktardı.

Haber Giriş Tarihi: 13.03.2026 11:25
Haber Güncellenme Tarihi: 13.03.2026 11:26
Kaynak: DHA
Şampiyon kısrak nasıl 'sofraya' düştü? Mersin'deki skandalı atın sahibi anlattı: 'Hayır yapmak istemiştik...'

Mersin Büyükşehir Belediyesi'ne bağlı bir aşevinde iddiaya göre yemek yiyen bir kişinin kavurmasından yabancı bir madde çıktı. Tarım ve Orman Bakanlığı'na bağlı Gıda ve Kontrol Genel Müdürlüğü ekipleri, yemekten çıkan yabancı maddenin Adana Yeşiloba Hipodromu'nda koşan ve yarış kariyerinde üç adet birincilik de bulunan 4 yaşlı İngiliz kısrağı Smart Latch'e ait elektronik kimlik çipi olduğunu belirledi ve yemekten de analiz edilmek üzere numuneler aldı. Yapılan DNA analizleri sonrası, kavurmanın “tek toynaklı etinden” yapıldığı anlaşıldı. Mersin Büyükşehir Belediyesi aşevinde çıkan kavurma ile ilgili, et temininin mevzuata uygun şekilde sağlandığını açıkladı. TJK kayıtlarına göre atın sahibi olan Suat Topçu, Milliyet.com.tr'ye özel açıklamalarda bulunurken resmi soruşturmanın başladığını ifade etti.

TJK kayıtlarına baktığımızda Smart Latch'in kariyerinde 13 yarış yer almakta. Üç birinciliği, bir ikinciliği, bir üçüncülüğü, iki de dördüncülüğü bulunan atın yetiştiriciliğini ise Suat Topçu'nun eşi Yasemin Topçu yapmaktaydı. Ayağında oluşan kırıkla yarış hayatı sona eren Smart Latch'in öyküsünü ve bu yürek burkan olayı anlatan Suat Topçu söze şöyle başlıyor:

“Maalesef başımıza böyle bir talihsiz olay geldi. Biz üç kuşaktır bu işi yapıyoruz böyle bir şey hiç başımıza gelmedi. Herkesten fazla ben üzüldüm. Biz bu atımızı koştuktan sonra anne yapmak için çiftliğe getirdik. Damızlık yapmak için veteriner kontrollerine aldığımızda veteriner 'Bu atımız damızlık olamaz zira rahminde çöküntü var. Gebe kalsa dahi sağlıklı bir doğum gerçekleşemez' dedi ve bunun bazı atlarda olabilen bir fizyolojik bozukluk olduğunu belirtti. Biz daha sonra atımızı sahiplendirmek istedik.”

Daha sonra “Biz yetiştiriciler, yarış hayatı biten göz bebeğimiz atlarımızı sahiplendirmeye çalışırız. Hatta daha önce Çukurova Üniversitesi Binicilik Kulübü'ne, Kadirli Meslek Yüksekokulu'na, Elazığ’daki Veteriner Fakültesine -sürekli iletişim halindeyiz- bilabedel at gönderdim. Sadece kendim için de konuşmuyorum. Türkiye’deki bütün hipodromlarda at koşan kimse bir ata kıyamayız. Hipodromlarda böyle bir insan olmaz” diyen Topçu olayı ise şöyle aktarıyor:

“Beni bir 15-20 gün evvel Tarım İl Müdürlüğü Atçılık Şubesi'nden aradılar konuya ilişkin, inanamadım. 'Ne gerekiyorsa yapalım' dedim. Resmi ifademi aldılar. Ben Osmaniye’de hani kahvaltı da yapılan at çiftlikleri olur ya, insanların, çocukların hobi amaçlı at bindiği öyle bir çiftliğe gönderdim atı... Yıllardır çalıştığım nakliyeci arkadaşa teslim etmiştim. O da teslim ettiği çiftlikteki arkadaşın ismini verdi. Resmi soruşturma başladı. Ben hatta Tarım İl Müdürlüğü'ndeki arkadaşlara da söyledim 'Siz bu işi mahkemeye götürmezsen ben götüreceğim' diye. Yani bu suçlu kimse bulunsun. Hayvana kıyan insana kıyar.”

Smart Latch'le olan bağını, “Bu atı anne karnına ben düşürdüm. İki sene hipodroma gidene kadar ben baktım. Sonra da yetiştiriciliğini eşim yaptı” ifadeleriyle aktaran Topçu, değişen sistemin de kendilerini zor durumda bıraktığının altını çizdi.

'ESKİDEN TJK ATLARIMIZI BAĞIŞ OLARAK KABUL EDERDİ'

“Ben yurt dışında da İngiltere'de de at koştum. Orada hipodromda atın işi bittiği zaman yarış otoritesine -Türkiye’deki karşılığı Türkiye Jokey Kulübü ve Tarım Bakanlığıdır- atını götürürsün, belli bir ücret yatırırsın, atını belge karşılığında teslim edersin. Onlar da en doğru sahiplendirmeyi, en doğru yönlendirmeyi yapar. Yani biz kişisel manada böyle bir hayır yapmaya uğraşırken kötülüğe vesile olduk” ifadelerini kullanan Topçu, “Geçmişte dönem dönem her hipodromda saha hayatı biten hayvanlar kötü emellere alet edilmesin, yanlış şeyler olmasın diye biz bir tür bağış yapardık. Artık yapamıyoruz son 10 senedir biçare kalıyoruz. Önceden Türkiye Jokey Kulübü bu bizim yarış hayatı biten atlarımızı bağış olarak kabul ederdi kendisi sahiplendirirdi. Bizim de işimize gelirdi bu. Gider veda edecek olduğumuz atlarımızı gönül rahatlığıyla ehil ve emin ellere teslim ederdik” dedi.

Haberin Devamı

'BENİM HATAM DEVRİNİ YAPMAMAK OLDU'

Son olarak “Benim hatam atın satışını yani devirini yapmadan bağışlamak, sahiplendirmek oldu belki de” diyen Topçu, “Atın pedigrisinde yani soy kütüğünde sahibinin ismi yazıyor. Hatam devretmemek oldu, Allah kötüye düşürmesin. Yani buna bir sistem getirilmesi lazım. Kötülüğün önünde devletten başka bir güç duramıyor” diye konuştu.

Türkiye Yarış Atı Yetiştiricileri ve Sahipleri Derneği Adana Şubesi Yönetim Kurulu Başkanı Eray Hazar ise camia olarak şoke olduklarını ifade ederken çip uygulamaları sayesinde böylesi vahim olayların tespit edilebildiğine vurgu yaptı. Hazar, "Aslında biz yarış hayatları sona eren atlarımızı tam da bu olaylara karışmasınlar diye özenle seçmek için uğraştığımız insanlara sahiplendirmeye çalışıyoruz. Sıradan, öyle her isteyen kişiye atlarımızı vermemeye dikkat ediyoruz" derken çip yerleştirme işleminden şöyle söz etti:

"İnsanlarda olduğu atların da bir kimliği var. Bütün bilgileri boyunlarına yerleştirilen bir çip sayesinde tespit edilebiliyor. Yarış hayatı ve sonrasında damızlık hayatlarında elimizde pedigri dediğimiz kimlikleri olmasa dahi atın nereye gittiğini, nerede bulunduğunu en ufak bir şeyde tespit edebilmek için bu çipler Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından yerleştirdi. Bizim de bu atlarla diyaloğumuzda her şeyi sağlayan bu çipler."

"Biz kısraklarımızı, henüz hiçbir şey ortada yokken yürüttüğümüz titiz çalışmalarla en uygun aygırlarla eşleştiriyoruz; gebelik sürecinden doğuma, doğum sonrası bakımdan çiftlik ve saha eğitimlerine kadar her aşamada üzerlerine titriyoruz" diyen Hazar, "Profesyonel birer yarış atı haline gelene kadar geçen bu uzun süreçte onlara verdiğimiz emek nedeniyle, bu atlar bizim için adeta kendi çocuklarımız gibi" ifadelerini kullandı.

MERSİN BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ AÇIKLAMA YAPTI

Mersin Büyükşehir Belediyesi'nden konuyla ilgili yapılan yazılı açıklamada ise "Aşhanemize yapılan et alımları ile ilgili bazı basın yayın organlarında çıkan haberler üzerine açıklama yapma zorunluluğu doğmuştur. Aşhanemize et teminleri açık ihale yöntemi ile doğranmış et şeklinde alınmakta olup, belediyemizin ihalesini alan firma birçok kamu kurum ve kuruluşu ile özel sektöre de halihazırda et tedariki yapan bir firmadır. Belediyemize yapılan et teslimleri, resmi denetim süreçlerine ve yürürlükteki mevzuata uygun olarak gerçekleştirilmektedir. Et alımları; Tarım İlçe Müdürlüğü mezbaha sorumlu veteriner hekiminin gözetimi ve onayıyla düzenlenen Mezbaha Kesim Raporu esas alınarak ve kameralar gözetiminde yapılmaktadır. Ortaya atılan iddiaların 04 Şubat 2026 tarihinde tarafımıza ulaşmasının ardından süreç yeniden incelenmiş; mevcut belgelere ek olarak Tarım ve Orman Bakanlığı Mersin Gıda Kontrol Laboratuvar Müdürlüğü’nün analiz sonuçları her alım için talep edilmiştir. Tedarik süreci, resmi laboratuvar analizleri doğrultusunda yürütülmektedir. Belediyemiz, halk sağlığını her şeyin üzerinde tutmakta, tüm işlemlerini ilgili mevzuat ve resmi denetimler çerçevesinde sürdürmektedir" denildi.

Kaynak: DHA

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar (0)
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.