Öğretmenliğe girişte kökten değişim, sahada belirsizlik: Adaylar süreci bekliyor
Öğretmenliğe girişte kökten değişim, sahada belirsizlik: Adaylar süreci bekliyor
Millî Eğitim Akademisi ile öğretmenliğe giriş sistemi kökten değişirken, akademilerin açılmaması ve belirsizlikler öğretmen adaylarını bekleme sürecine soktu. Güvenlik soruşturmaları ve yönetim yapısına ilişkin tartışmalar yeni modele yönelik eleştirileri artırdı.
Haber Giriş Tarihi: 04.01.2026 11:38
Haber Güncellenme Tarihi: 04.01.2026 14:06
Kaynak:
Haber Merkezi
Milli Eğitim Bakanlığı'nın öğretmen yetiştirme sistemini yeniden yapılandıran Milli Eğitim Akademisi modeli, uygulamaya geçmeden tartışmaların odağına yerleşti.
KPSS'nin kaldırılmasıyla öğretmenliğe girişin tek yolu olarak belirlenen akademilerde, eğitim fakültesi mezuniyeti ve pedagojik formasyon yeterli sayılmıyor.
Akademiye Giriş Sınavı'na (AGS) 13 Temmuz'da giren binlerce aday, takvime göre 1 Ocak'ta başlaması gereken eğitimler için hâlâ belirsizlik yaşıyor. Akademilerin açılmaması, branşların ilan edilmemesi ve eğitim takviminin açıklanmaması, öğretmen adaylarının bekleme süresini uzattı.
Nefes'ten Dilan Kutlu'nun haberine göre, Anayasa Mahkemesi'nin güvenlik soruşturmasına ilişkin iptal kararına rağmen öğretmen adayları Akademilere giriş aşamasında güvenlik soruşturmasından geçiriliyor. Öğretmenler akademiyi bitirdikten sonra bir güvenlik soruşturmasından daha geçecek.
Milli Eğitim Akademisi'nin yönetim yapısı da tartışma konusu. Akademi İzleme ve Yönlendirme Kurulu; Bakan ya da Bakanın görevlendireceği bir bakan yardımcısının başkanlığında, akademi başkanı ve bakanlık bürokratlarından oluşuyor. Akademinin yıllık çalışma planı dahi bakan onayına bağlı.
Kim ders verecek?
Yönetmeliğe göre akademilerde görev alacak profesör, doçent ve doktor öğretim üyeleri haftada en az 10 saat ders verecek. Ancak "yükseköğrenimli olmak koşuluyla görevlendirilenler" ifadesiyle akademik unvanı olmayan kişilerin de ders verebileceği düzenleniyor. Bu kişilerin hangi kriterlerle seçileceği açıklanmadı.
Akademi sürecinin uzaması öğretmen açığını derinleştirirken, ücretli öğretmenliğin yaygınlaşmasına da zemin hazırlıyor. 2024 KPSS'ye giren 15 bin öğretmen adayı, aradan 19 ay geçmesine rağmen hâlâ göreve başlayamadı. AGS sürecinde ise bekleme süresi 25 aya çıktı. Oysa önceki yıllarda öğretmen atamaları 12 ayda bir yapılıyordu.
"Tarikat ve sermaye yapılarına alan açılıyor"
Eğitimci Feray Aytekin, akademi modelinin yalnızca eğitim fakültelerini devre dışı bırakmadığını, aynı zamanda tarikat yapıları ve sermaye gruplarını öğretmen yetiştirme süreçlerine doğrudan dahil eden bir zemini kalıcılaştırdığını söyledi.
Aytekin, Milli Eğitim Bakanlığı ile Hayrat Vakfı arasında Şubat 2025'te yenilenen protokole dikkati çekerek, Hayrat Vakfı'nın Milli Eğitim Akademisi bünyesinde hizmet içi eğitim faaliyetleri yürütebilmesinin önünün açıldığını belirtti. Aytekin, "Bu düzenleme yalnızca Hayrat Vakfı ile sınırlı değil. Milli Eğitim Akademisi yönetmeliğinde yer alan 'diğer kurum ve kuruluşlarla iş birliği gerçekleştirmek' ifadesi, STK adı altında tarikat ve sermaye yapılarına alan açıyor." dedi.
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Öğretmenliğe girişte kökten değişim, sahada belirsizlik: Adaylar süreci bekliyor
Millî Eğitim Akademisi ile öğretmenliğe giriş sistemi kökten değişirken, akademilerin açılmaması ve belirsizlikler öğretmen adaylarını bekleme sürecine soktu. Güvenlik soruşturmaları ve yönetim yapısına ilişkin tartışmalar yeni modele yönelik eleştirileri artırdı.
Milli Eğitim Bakanlığı'nın öğretmen yetiştirme sistemini yeniden yapılandıran Milli Eğitim Akademisi modeli, uygulamaya geçmeden tartışmaların odağına yerleşti.
KPSS'nin kaldırılmasıyla öğretmenliğe girişin tek yolu olarak belirlenen akademilerde, eğitim fakültesi mezuniyeti ve pedagojik formasyon yeterli sayılmıyor.
Akademiye Giriş Sınavı'na (AGS) 13 Temmuz'da giren binlerce aday, takvime göre 1 Ocak'ta başlaması gereken eğitimler için hâlâ belirsizlik yaşıyor. Akademilerin açılmaması, branşların ilan edilmemesi ve eğitim takviminin açıklanmaması, öğretmen adaylarının bekleme süresini uzattı.
Nefes'ten Dilan Kutlu'nun haberine göre, Anayasa Mahkemesi'nin güvenlik soruşturmasına ilişkin iptal kararına rağmen öğretmen adayları Akademilere giriş aşamasında güvenlik soruşturmasından geçiriliyor. Öğretmenler akademiyi bitirdikten sonra bir güvenlik soruşturmasından daha geçecek.
Milli Eğitim Akademisi'nin yönetim yapısı da tartışma konusu. Akademi İzleme ve Yönlendirme Kurulu; Bakan ya da Bakanın görevlendireceği bir bakan yardımcısının başkanlığında, akademi başkanı ve bakanlık bürokratlarından oluşuyor. Akademinin yıllık çalışma planı dahi bakan onayına bağlı.
Kim ders verecek?
Yönetmeliğe göre akademilerde görev alacak profesör, doçent ve doktor öğretim üyeleri haftada en az 10 saat ders verecek. Ancak "yükseköğrenimli olmak koşuluyla görevlendirilenler" ifadesiyle akademik unvanı olmayan kişilerin de ders verebileceği düzenleniyor. Bu kişilerin hangi kriterlerle seçileceği açıklanmadı.
Akademi sürecinin uzaması öğretmen açığını derinleştirirken, ücretli öğretmenliğin yaygınlaşmasına da zemin hazırlıyor. 2024 KPSS'ye giren 15 bin öğretmen adayı, aradan 19 ay geçmesine rağmen hâlâ göreve başlayamadı. AGS sürecinde ise bekleme süresi 25 aya çıktı. Oysa önceki yıllarda öğretmen atamaları 12 ayda bir yapılıyordu.
"Tarikat ve sermaye yapılarına alan açılıyor"
Eğitimci Feray Aytekin, akademi modelinin yalnızca eğitim fakültelerini devre dışı bırakmadığını, aynı zamanda tarikat yapıları ve sermaye gruplarını öğretmen yetiştirme süreçlerine doğrudan dahil eden bir zemini kalıcılaştırdığını söyledi.
Aytekin, Milli Eğitim Bakanlığı ile Hayrat Vakfı arasında Şubat 2025'te yenilenen protokole dikkati çekerek, Hayrat Vakfı'nın Milli Eğitim Akademisi bünyesinde hizmet içi eğitim faaliyetleri yürütebilmesinin önünün açıldığını belirtti. Aytekin, "Bu düzenleme yalnızca Hayrat Vakfı ile sınırlı değil. Milli Eğitim Akademisi yönetmeliğinde yer alan 'diğer kurum ve kuruluşlarla iş birliği gerçekleştirmek' ifadesi, STK adı altında tarikat ve sermaye yapılarına alan açıyor." dedi.
Kaynak: Haber Merkezi
En Çok Okunan Haberler