Cumhurbaşkanı Erdoğan: Faizin olduğu yerde bereket olmaz
Cumhurbaşkanı Erdoğan: Faizin olduğu yerde bereket olmaz
İstanbul Finans Merkezi'nde 3. Dünya İslam Ekonomi Zirvesi'nde konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, faizin ve ahlak dışı rekabetin olduğu yerde bereketin olmayacağının altını çizdi.
Haber Giriş Tarihi: 05.06.2026 21:29
Haber Güncellenme Tarihi: 05.06.2026 21:31
Kaynak:
DHA
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul'da.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, haftanın son gününde mesaisine İstanbul'da devam ediyor.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu kapsamda da İstanbul Finans Merkezi'nde 3. Dünya İslam Ekonomi Zirvesi'ne katıldı.
Konuşmasına, İstanbul'un kıtaları, kültürleri ve kalpleri birbirine bağlayan "aziz" bir şehir olduğunu vurgulayarak başlayan Erdoğan, zirve vesilesiyle farklı ülkelerden gelen misafirleri ağırlamaktan duyduğu memnuniyeti dile getirdi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, açıklamasının devamında ise faizin olduğu yerde bereket olmayacağının altını çizdi.
Aynı şekilde ahlak dışı rekabetin olduğu yerde de bereketin olmayacağını söyleyen Cumhurbaşkanı, şöyle konuştu;
"Dolayısıyla bereket, kapitalist ekonomi teorileriyle anlaşılması mümkün olmayan bir mefhumdur. Faizin olduğu yerde bereket olmaz.
Sömürünün, haksızlığın, etik ve ahlak dışı rekabetin olduğu yerde bereket bulunmaz. Yalnızca kar maksimizasyonu ve tüketim hırsının dikkate alınıp toplumsal refah ve adaletin dışlandığı bir ortamda bereket kendisine yer bulamaz.
İslam iktisadı; adalet, ahlak, erdem, diyargamlık, risk paylaşımı, sürdürülebilirlik ve sosyal refah gibi değerler etrafında teşekkül eder.
Yalnızca ekonomik kalkınmayı değil, aynı zamanda içtimai bünyenin güçlendirilmesini ve çevrenin de korunmasını esas alır. İnfakı, yardımı, dayanışmayı, dezavantajlı grupları koruyup kollamayı gözetir."
"TÜM İNSANLIK İÇİN HAYIRLARA VESİLE OLSUN"
Zirve kapsamındaki panel, oturum ve etkinliklerin önemine dikkati çeken Erdoğan, "Burada yapılacak tespit ve teşhislerin, ortaya konulacak teklif ve tenkitlerin ülkelerimiz, İslam alemi ve tüm insanlık için şimdiden hayırlara vesile olmasını diliyorum." ifadelerini kullandı.
Yurt dışından gelen konuklara İstanbul'un tarihi, kültürel ve doğal güzelliklerini keşfetmeleri tavsiyesinde bulunan Erdoğan, şunları kaydetti;
"BURADA GEÇİRECEĞİNİZ ZAMANI UZUN YILLAR YAD EDECEĞİNİZE İNANIYORUM"
“Burada geçirdiğiniz zamanı ve İstanbul'un manevi havasını uzun yıllar boyunca huzur-u kalple yad edeceğinize inanıyor, ülkelerinizde yaşayan kardeşlerimize 86 milyon vatandaşımızın selam ve sevgilerini iletiyorum.
Bugün bir kez daha Albaraka grubunun banisi ve İslami finansın öncü şahsiyeti Şeyh Salih Abdullah Kamil'i rahmetle yad ediyor, Rabbim mekanını inşallah cennet eylesin diyorum.
Merhum Şeyh Salih'in fikir ve ideallerini bugüne taşıyan, onun inşa ettiği bu binayı yeni yapılarla güçlendiren Abdullah Salih Kamil kardeşime ayrıca teşekkür ediyorum.”
"NİTELİKLİ TARTIŞMALAR YAPILACAK"
“İslam ekonomisinde sermaye, sürdürülebilir kalkınma için servetin yapılandırılması temasıyla tertip edilen zirvede, fevkalade nitelikli tartışmalar yapıldı ve yapılacak.
Akademisyenlerimiz, politika üreticilerimiz, alanında uzman isimler; sermayenin İslam ekonomisindeki rolünü fikri, stratejik, etik, sektör bazlı ve pratik boyutlarıyla etraflıca değerlendirecekler.”
"FAYDALI NETİCELER DİLİYORUM"
“Dijital dönüşüm ve yönetişim gibi çağımızın yeni gerçeklerinin de masaya yatırıldığı zirvede; ulusal ve bölgesel tecrübelerden çıkarılan dersler de mercek altına alınacak.
Uluslararası yatırımlar ve bölgesel finans entegrasyonundan dijital İslami bankacılığa, sermaye oluşumu ve finansal aracılık mekanizmalarından İslami sermayenin makro ve mikro ekonomik düzeylerdeki rolüne, yapay zeka araçlarının kullanımından üretken sermaye olarak vakıfların güçlendirilmesine farklı konular özelinde yapılacak fikir alışverişlerinin hepimiz için ufuk açıcı, faydalı ve müşahhas neticelere vesile olmasını diliyorum.”
ZİRVEYİ DÜZENLEYEN KURUMLARA TEŞEKKÜR ETTİ
“Mevcut engellerin aşılması, alternatif çözümlerin geliştirilmesi noktasında zirveyi yeni bir kilometre taşı olarak gördüğümü ifade etmek istiyorum.
Albaraka Forum başta olmak üzere zirvenin düzenlenmesinde emeği geçen Cumhurbaşkanlığı Yatırım ve Finans Ofisimize, Türkiye Varlık Fonu’na, İstanbul Finans Merkezi’ne, İslam İşbirliği Gençlik Forumu’na ve İbn Haldun Üniversitemize yürekten teşekkür ediyorum.
Aynı şekilde organizasyonun partnerleri olan Halkbank’ımızı, Türk Hava Yolları’mızı, Anadolu Ajansı’mızı ve Demirören Medya’yı tebrik ediyorum.”
"İSRAİL MEZALİMİ ATEŞKESE RAĞMEN DEVAM EDİYOR"
“Şurası bir gerçek ki İslam alemi olarak son yıllarda farklı cephelerde pek çok krizle aynı anda mücadele ediyoruz. Gazze, Batı Şeria ve Doğu Kudüs’teki İsrail mezalimi ateşkese rağmen hala devam ediyor.
Siyonist katliam şebekesi, pervasızca yürüttüğü işgal ve istila politikasını Lübnan’ın güneyinden Beyrut’un içlerine doğru günden güne genişletiyor.
İran merkezli savaş, Hürmüz Boğazı’ndaki geçişlerin durma noktasına gelmesiyle birlikte yalnızca Körfez’deki kardeş ülkelerimizi değil tüm dünyayı olumsuz etkiliyor.
Coğrafyamızdaki güven ve istikrar iklimi; savaş, kriz, kardeş kavgası ve belirsizliklerin tesiriyle maalesef giderek daha da fazla tahrip ediliyor.”
"KÜRESEL BORÇLULUK 350 TRİLYON DOLARA ULAŞTI"
“Özellikle ekonomi ve finans alanında küresel bir kırılmanın meydana geldiği, gelişmişlik düzeyinden bağımsız olarak sarsıntıların neredeyse her ülkede hissedildiği günleri yaşıyoruz. Bakınız burada endişe verici bir rakamı sizlerle paylaşmak istiyorum. Uluslararası Finans Enstitüsü tarafından kısa süre önce yayınlanan bir rapor; küresel borçluluğun 2026’nın ilk çeyreğinde 350 trilyon dolara ulaştığını göstermektedir. Bu borç yükünün ne kadar sürdürülebilir olduğu küresel ekonominin geleceği açısından cevaplanması gereken ciddi bir sorudur. Şunu açık ve net ifade etmek durumundayım: Ameliyat gerektiren rahatsızlıkları pansumanla tedavi edemezsiniz.
Cari küresel sistem geride bıraktığımız son 20 yılda ne yazık ki birçok fırsatı sorumsuzca heba etmiştir. Borca ve faize dayalı küresel finans mimarisi, 2008 krizi sonrasında krizin kök sebeplerini ortadan kaldırmak yerine palyatif adımlarla sorunu halının altına süpürmeyi tercih etmiştir. Bugün geldiğimiz noktada şu hakikati hepimiz görebiliyoruz: Adalet, ahlak, üretim ve adil paylaşım ilkelerini merkeze alan bir iktisadi ve finansal paradigmaya geçilmeden finansal krizlerin önüne geçilemez. Sistemin bizatihi kendisinden kaynaklanan bu sıkıntılar çözülmedikçe farklı aralıklarla aynı problemleri yaşamaktan kurtulamayız. "Dünya beşten büyüktür" tespitimiz yalnızca kural ve değerlerin yok sayıldığı uluslararası konjonktürü değil, aynı zamanda eşitsizlik ve sömürüye dayalı ekonomik ticari ilişkileri de kapsamaktadır. "Daha adil bir dünya mümkün" derken de aynı şekilde insanlık ailesi olarak çaresiz olmadığımızı; gerek ekonomide gerek uluslararası ilişkilerde tek bir sisteme mahkum olmadığımızı ifade ediyoruz.
Halihazırdaki küresel finans mimarisine yönelik eleştiri ve itirazlarımızı daha da yoğunlaştırmalı, somut alternatifleri hayata geçirebilmek için daha çok çaba harcamalıyız. İslam ekonomisinin vazettiği prensipleri ne kadar sahiplenirsek, bu modeli ne denli odak ve hareket noktası haline getirirsek hedeflerimize o kadar çabuk ulaşırız. Biliyorsunuz bizde her şeyden önce "bereket" diye bir kavram vardır. Bereket, rahmetli Erbakan Hocamızın tarifiyle; helal yollardan elde edilen 1 liralık kazancın, haram bulaşan 2 liralık kazançtan daha büyük olduğuna inanmaktır.”
"KATILIM FİNANS, TÜM DÜNYA İÇİN DAHA ADİL BİR MODEL"
“Bu değerlerimizi küresel ekonomi aktörlerine iyi anlatmak, mevcut sistemi bu hasletler ışığında tadil, tamir ve revize etmek Müslümanlar olarak hepimizin öncelikli misyonu olmalıdır. Elbette bunun için bereket mefhumuna samimiyetle inanmamız, çok daha önemlisi evimiz, sokağımız ve ticarethanemizden başlayarak bereketin temsil ettiği hasletleri bizzat yaşamamız ve yaşatmamız gerekir.
İslam iktisadının ayrılmaz bir parçası olan katılım finans, sadece Müslümanlar için değil tüm dünya için daha adil ve güvenli bir modeldir.
Bankacılık, sermaye piyasaları, sigortacılık, tasarruf finansmanı ve sosyal finans gibi alanları kapsayan katılım finansı yeni bir küresel finans mimarisinin inşasına katkı sağlayabilecek güçlü bir yapı olarak görüyorum.
Katılım finans sistemini Türkiye'nin ekonomik kalkınması ve finans istikrarı açısından stratejik bir unsur olarak değerlendiriyoruz.
İstanbul Finans Merkezi'nin iki taşıyıcı kolonundan birinin Fintech, diğerinin ise katılım finans olması bu sistemin gelişimine verdiğimiz önemin açık bir göstergesidir.
Ayrıca ülkemizi yatırımın, üretimin ve finansal araçların bir araya geldiği güçlü bir bağlantı noktası yapmak için yoğun çaba harcıyoruz.”
"REKABETÇİ BİR TEŞVİK PROGRAMI HAYATA GEÇTİ"
“Dün yürürlüğe giren kapsamlı yasal düzenleme ile ülkemizin yatırım cazibesini artıracak rekabetçi bir teşvik programını hayata geçirdik.
İstanbul Finans Merkezi'ndeki katılım finans kuruluşlarının finansal hizmet ihracatından elde ettikleri gelirler için uygulanan yüzde 100 oranındaki kurumlar vergisi matrah indiriminin süresini 2047 yılına kadar uzattık.
Finansal faaliyet harç muafiyetini 5 yıldan 20 yıla çıkardık. Banka ve sigorta muameleleri vergisi, damga vergisi ve harç istisnaları ile nitelikli uluslararası çalışanlara yönelik gelir vergisi avantajlarını devreye aldık.
İstanbul Finans Merkezi'ndeki şirketlerin transit ticaret ve yurt dışı aracılık faaliyetlerinden elde ettikleri gelirleri kurumlar vergisinin dışında tuttuk. Tek durak ofisimizi 15 gün önce İstanbul Finans Merkezi'nde hizmete açtık.”
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Cumhurbaşkanı Erdoğan: Faizin olduğu yerde bereket olmaz
İstanbul Finans Merkezi'nde 3. Dünya İslam Ekonomi Zirvesi'nde konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, faizin ve ahlak dışı rekabetin olduğu yerde bereketin olmayacağının altını çizdi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul'da.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, haftanın son gününde mesaisine İstanbul'da devam ediyor.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu kapsamda da İstanbul Finans Merkezi'nde 3. Dünya İslam Ekonomi Zirvesi'ne katıldı.
Konuşmasına, İstanbul'un kıtaları, kültürleri ve kalpleri birbirine bağlayan "aziz" bir şehir olduğunu vurgulayarak başlayan Erdoğan, zirve vesilesiyle farklı ülkelerden gelen misafirleri ağırlamaktan duyduğu memnuniyeti dile getirdi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, açıklamasının devamında ise faizin olduğu yerde bereket olmayacağının altını çizdi.
Aynı şekilde ahlak dışı rekabetin olduğu yerde de bereketin olmayacağını söyleyen Cumhurbaşkanı, şöyle konuştu;
"Dolayısıyla bereket, kapitalist ekonomi teorileriyle anlaşılması mümkün olmayan bir mefhumdur. Faizin olduğu yerde bereket olmaz.
Sömürünün, haksızlığın, etik ve ahlak dışı rekabetin olduğu yerde bereket bulunmaz. Yalnızca kar maksimizasyonu ve tüketim hırsının dikkate alınıp toplumsal refah ve adaletin dışlandığı bir ortamda bereket kendisine yer bulamaz.
İslam iktisadı; adalet, ahlak, erdem, diyargamlık, risk paylaşımı, sürdürülebilirlik ve sosyal refah gibi değerler etrafında teşekkül eder.
Yalnızca ekonomik kalkınmayı değil, aynı zamanda içtimai bünyenin güçlendirilmesini ve çevrenin de korunmasını esas alır. İnfakı, yardımı, dayanışmayı, dezavantajlı grupları koruyup kollamayı gözetir."
"TÜM İNSANLIK İÇİN HAYIRLARA VESİLE OLSUN"
Zirve kapsamındaki panel, oturum ve etkinliklerin önemine dikkati çeken Erdoğan, "Burada yapılacak tespit ve teşhislerin, ortaya konulacak teklif ve tenkitlerin ülkelerimiz, İslam alemi ve tüm insanlık için şimdiden hayırlara vesile olmasını diliyorum." ifadelerini kullandı.
Yurt dışından gelen konuklara İstanbul'un tarihi, kültürel ve doğal güzelliklerini keşfetmeleri tavsiyesinde bulunan Erdoğan, şunları kaydetti;
"BURADA GEÇİRECEĞİNİZ ZAMANI UZUN YILLAR YAD EDECEĞİNİZE İNANIYORUM"
“Burada geçirdiğiniz zamanı ve İstanbul'un manevi havasını uzun yıllar boyunca huzur-u kalple yad edeceğinize inanıyor, ülkelerinizde yaşayan kardeşlerimize 86 milyon vatandaşımızın selam ve sevgilerini iletiyorum.
Bugün bir kez daha Albaraka grubunun banisi ve İslami finansın öncü şahsiyeti Şeyh Salih Abdullah Kamil'i rahmetle yad ediyor, Rabbim mekanını inşallah cennet eylesin diyorum.
Merhum Şeyh Salih'in fikir ve ideallerini bugüne taşıyan, onun inşa ettiği bu binayı yeni yapılarla güçlendiren Abdullah Salih Kamil kardeşime ayrıca teşekkür ediyorum.”
"NİTELİKLİ TARTIŞMALAR YAPILACAK"
“İslam ekonomisinde sermaye, sürdürülebilir kalkınma için servetin yapılandırılması temasıyla tertip edilen zirvede, fevkalade nitelikli tartışmalar yapıldı ve yapılacak.
Akademisyenlerimiz, politika üreticilerimiz, alanında uzman isimler; sermayenin İslam ekonomisindeki rolünü fikri, stratejik, etik, sektör bazlı ve pratik boyutlarıyla etraflıca değerlendirecekler.”
"FAYDALI NETİCELER DİLİYORUM"
“Dijital dönüşüm ve yönetişim gibi çağımızın yeni gerçeklerinin de masaya yatırıldığı zirvede; ulusal ve bölgesel tecrübelerden çıkarılan dersler de mercek altına alınacak.
Uluslararası yatırımlar ve bölgesel finans entegrasyonundan dijital İslami bankacılığa, sermaye oluşumu ve finansal aracılık mekanizmalarından İslami sermayenin makro ve mikro ekonomik düzeylerdeki rolüne, yapay zeka araçlarının kullanımından üretken sermaye olarak vakıfların güçlendirilmesine farklı konular özelinde yapılacak fikir alışverişlerinin hepimiz için ufuk açıcı, faydalı ve müşahhas neticelere vesile olmasını diliyorum.”
ZİRVEYİ DÜZENLEYEN KURUMLARA TEŞEKKÜR ETTİ
“Mevcut engellerin aşılması, alternatif çözümlerin geliştirilmesi noktasında zirveyi yeni bir kilometre taşı olarak gördüğümü ifade etmek istiyorum.
Albaraka Forum başta olmak üzere zirvenin düzenlenmesinde emeği geçen Cumhurbaşkanlığı Yatırım ve Finans Ofisimize, Türkiye Varlık Fonu’na, İstanbul Finans Merkezi’ne, İslam İşbirliği Gençlik Forumu’na ve İbn Haldun Üniversitemize yürekten teşekkür ediyorum.
Aynı şekilde organizasyonun partnerleri olan Halkbank’ımızı, Türk Hava Yolları’mızı, Anadolu Ajansı’mızı ve Demirören Medya’yı tebrik ediyorum.”
"İSRAİL MEZALİMİ ATEŞKESE RAĞMEN DEVAM EDİYOR"
“Şurası bir gerçek ki İslam alemi olarak son yıllarda farklı cephelerde pek çok krizle aynı anda mücadele ediyoruz. Gazze, Batı Şeria ve Doğu Kudüs’teki İsrail mezalimi ateşkese rağmen hala devam ediyor.
Siyonist katliam şebekesi, pervasızca yürüttüğü işgal ve istila politikasını Lübnan’ın güneyinden Beyrut’un içlerine doğru günden güne genişletiyor.
İran merkezli savaş, Hürmüz Boğazı’ndaki geçişlerin durma noktasına gelmesiyle birlikte yalnızca Körfez’deki kardeş ülkelerimizi değil tüm dünyayı olumsuz etkiliyor.
Coğrafyamızdaki güven ve istikrar iklimi; savaş, kriz, kardeş kavgası ve belirsizliklerin tesiriyle maalesef giderek daha da fazla tahrip ediliyor.”
"KÜRESEL BORÇLULUK 350 TRİLYON DOLARA ULAŞTI"
“Özellikle ekonomi ve finans alanında küresel bir kırılmanın meydana geldiği, gelişmişlik düzeyinden bağımsız olarak sarsıntıların neredeyse her ülkede hissedildiği günleri yaşıyoruz. Bakınız burada endişe verici bir rakamı sizlerle paylaşmak istiyorum. Uluslararası Finans Enstitüsü tarafından kısa süre önce yayınlanan bir rapor; küresel borçluluğun 2026’nın ilk çeyreğinde 350 trilyon dolara ulaştığını göstermektedir. Bu borç yükünün ne kadar sürdürülebilir olduğu küresel ekonominin geleceği açısından cevaplanması gereken ciddi bir sorudur. Şunu açık ve net ifade etmek durumundayım: Ameliyat gerektiren rahatsızlıkları pansumanla tedavi edemezsiniz.
Cari küresel sistem geride bıraktığımız son 20 yılda ne yazık ki birçok fırsatı sorumsuzca heba etmiştir. Borca ve faize dayalı küresel finans mimarisi, 2008 krizi sonrasında krizin kök sebeplerini ortadan kaldırmak yerine palyatif adımlarla sorunu halının altına süpürmeyi tercih etmiştir. Bugün geldiğimiz noktada şu hakikati hepimiz görebiliyoruz: Adalet, ahlak, üretim ve adil paylaşım ilkelerini merkeze alan bir iktisadi ve finansal paradigmaya geçilmeden finansal krizlerin önüne geçilemez. Sistemin bizatihi kendisinden kaynaklanan bu sıkıntılar çözülmedikçe farklı aralıklarla aynı problemleri yaşamaktan kurtulamayız. "Dünya beşten büyüktür" tespitimiz yalnızca kural ve değerlerin yok sayıldığı uluslararası konjonktürü değil, aynı zamanda eşitsizlik ve sömürüye dayalı ekonomik ticari ilişkileri de kapsamaktadır. "Daha adil bir dünya mümkün" derken de aynı şekilde insanlık ailesi olarak çaresiz olmadığımızı; gerek ekonomide gerek uluslararası ilişkilerde tek bir sisteme mahkum olmadığımızı ifade ediyoruz.
Halihazırdaki küresel finans mimarisine yönelik eleştiri ve itirazlarımızı daha da yoğunlaştırmalı, somut alternatifleri hayata geçirebilmek için daha çok çaba harcamalıyız. İslam ekonomisinin vazettiği prensipleri ne kadar sahiplenirsek, bu modeli ne denli odak ve hareket noktası haline getirirsek hedeflerimize o kadar çabuk ulaşırız. Biliyorsunuz bizde her şeyden önce "bereket" diye bir kavram vardır. Bereket, rahmetli Erbakan Hocamızın tarifiyle; helal yollardan elde edilen 1 liralık kazancın, haram bulaşan 2 liralık kazançtan daha büyük olduğuna inanmaktır.”
"KATILIM FİNANS, TÜM DÜNYA İÇİN DAHA ADİL BİR MODEL"
“Bu değerlerimizi küresel ekonomi aktörlerine iyi anlatmak, mevcut sistemi bu hasletler ışığında tadil, tamir ve revize etmek Müslümanlar olarak hepimizin öncelikli misyonu olmalıdır. Elbette bunun için bereket mefhumuna samimiyetle inanmamız, çok daha önemlisi evimiz, sokağımız ve ticarethanemizden başlayarak bereketin temsil ettiği hasletleri bizzat yaşamamız ve yaşatmamız gerekir.
İslam iktisadının ayrılmaz bir parçası olan katılım finans, sadece Müslümanlar için değil tüm dünya için daha adil ve güvenli bir modeldir.
Bankacılık, sermaye piyasaları, sigortacılık, tasarruf finansmanı ve sosyal finans gibi alanları kapsayan katılım finansı yeni bir küresel finans mimarisinin inşasına katkı sağlayabilecek güçlü bir yapı olarak görüyorum.
Katılım finans sistemini Türkiye'nin ekonomik kalkınması ve finans istikrarı açısından stratejik bir unsur olarak değerlendiriyoruz.
İstanbul Finans Merkezi'nin iki taşıyıcı kolonundan birinin Fintech, diğerinin ise katılım finans olması bu sistemin gelişimine verdiğimiz önemin açık bir göstergesidir.
Ayrıca ülkemizi yatırımın, üretimin ve finansal araçların bir araya geldiği güçlü bir bağlantı noktası yapmak için yoğun çaba harcıyoruz.”
"REKABETÇİ BİR TEŞVİK PROGRAMI HAYATA GEÇTİ"
“Dün yürürlüğe giren kapsamlı yasal düzenleme ile ülkemizin yatırım cazibesini artıracak rekabetçi bir teşvik programını hayata geçirdik.
İstanbul Finans Merkezi'ndeki katılım finans kuruluşlarının finansal hizmet ihracatından elde ettikleri gelirler için uygulanan yüzde 100 oranındaki kurumlar vergisi matrah indiriminin süresini 2047 yılına kadar uzattık.
Finansal faaliyet harç muafiyetini 5 yıldan 20 yıla çıkardık. Banka ve sigorta muameleleri vergisi, damga vergisi ve harç istisnaları ile nitelikli uluslararası çalışanlara yönelik gelir vergisi avantajlarını devreye aldık.
İstanbul Finans Merkezi'ndeki şirketlerin transit ticaret ve yurt dışı aracılık faaliyetlerinden elde ettikleri gelirleri kurumlar vergisinin dışında tuttuk. Tek durak ofisimizi 15 gün önce İstanbul Finans Merkezi'nde hizmete açtık.”
Kaynak: DHA
En Çok Okunan Haberler