SON DAKİKA
Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan Avrupa Günü Mesajı: “AB’nin Türkiye’ye İhtiyacı Daha Fazla”

Recep Tayyip Erdoğan, 9 Mayıs Avrupa Günü dolayısıyla yayımladığı mesajda, European Union ile Türkiye arasındaki ilişkilere dair dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu.

Haber Giriş Tarihi: 09.05.2026 13:07
Haber Güncellenme Tarihi: 09.05.2026 13:16
Kaynak: Haber Merkezi
Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan Avrupa Günü Mesajı: “AB’nin Türkiye’ye İhtiyacı Daha Fazla”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Avrupa’nın karşı karşıya olduğu siyasi, ekonomik ve güvenlik krizlerinin Türkiye’nin stratejik önemini daha görünür hale getirdiğini belirterek, Avrupa Birliği’nin Türkiye’ye olan ihtiyacının her geçen gün arttığını söyledi.

“AVRUPA YENİ KRİZLERLE KARŞI KARŞIYA”

Mesajında, Avrupa bütünleşmesinin temelini oluşturan Schuman Declaration’na da değinen Erdoğan, Avrupa’nın bugün çok boyutlu krizlerden geçtiğini ifade etti.

Küresel savaşlar, siyasi belirsizlikler, ekonomik sorunlar ve güvenlik tehditlerinin Avrupa’yı daha kapsayıcı politikalar üretmeye zorladığını belirten Erdoğan, Avrupa Birliği’nin birlik ruhunu güçlendirecek adımlar atması gerektiğini vurguladı.

“TÜRKİYE’SİZ AVRUPA MİMARİSİNİN EKSİK KALACAĞI AÇIK”

Türkiye’nin Avrupa Birliği adaylığının stratejik önemine dikkat çeken Erdoğan, Türkiye’nin dışlandığı bir Avrupa güvenlik ve ekonomi mimarisinin eksik kalacağını ifade etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan mesajında şu değerlendirmelere yer verdi:

“Avrupa Birliği’nin Türkiye’ye ihtiyacı, Türkiye’nin Birliğe olan ihtiyacından daha fazladır. Gelecekte bu ihtiyaç daha da artacaktır.”

Türkiye’nin enerji güvenliği, göç yönetimi, savunma sanayii, lojistik, diplomasi ve bölgesel krizlerde üstlendiği rollerin Avrupa açısından kritik hale geldiğini belirten Erdoğan, ilişkilerin karşılıklı fayda temelinde ilerletilmesi gerektiğini söyledi.

“KAZAN-KAZAN TEMELLİ İLİŞKİ” VURGUSU

Türkiye’nin Avrupa Birliği ile ilişkilerini tam üyelik hedefi doğrultusunda sürdürme iradesine sahip olduğunu belirten Erdoğan, Ankara’nın yapıcı yaklaşımının Brüksel tarafından da karşılık bulmasını beklediklerini ifade etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Avrupa ile ilişkilerde “eşitlik”, “karşılıklı saygı” ve “samimiyet” ilkelerinin esas alınması gerektiğini kaydetti.

TÜRKİYE-AB İLİŞKİLERİNDE UZUN YOLCULUK

Türkiye ile Avrupa arasındaki ilişkilerin geçmişi yaklaşık 70 yıla dayanıyor. Türkiye, dönemin adıyla European Economic Community’ye ilk başvurusunu 1959 yılında yaptı.

Başvuruyu dönemin Başbakanı Adnan Menderes gerçekleştirdi. Bu adım, Türkiye’nin Avrupa entegrasyon sürecindeki ilk resmi girişimi olarak kabul edildi.

ANKARA ANLAŞMASI İLE RESMİ SÜREÇ BAŞLADI

1963 yılında imzalanan Ankara Agreement ile Türkiye ile Avrupa Ekonomik Topluluğu arasında ortaklık ilişkisi kuruldu.

1970 yılında imzalanan Katma Protokol ile Gümrük Birliği sürecinin altyapısı oluşturuldu. Türkiye, sonraki yıllarda Avrupa ile ekonomik entegrasyonunu kademeli olarak derinleştirdi.

GÜMRÜK BİRLİĞİ VE ADAYLIK SÜRECİ

1996 yılında Türkiye ile Avrupa Birliği arasında Gümrük Birliği yürürlüğe girdi. Böylece Türkiye, AB ile sanayi ürünlerinde serbest ticaret sürecine geçti.

1999’daki Helsinki European Council toplantısında Türkiye’ye resmen aday ülke statüsü verildi.

Ardından 2005 yılında Luxembourg’da gerçekleştirilen Hükümetlerarası Konferans sonrasında Türkiye’nin AB üyelik müzakereleri resmen başladı.

MÜZAKERELERDE DURAKSAMA DÖNEMİ

Türkiye-AB ilişkileri özellikle 2010’lu yılların ikinci yarısından itibaren çeşitli siyasi krizler nedeniyle yavaşladı.

15 Temmuz darbe girişimi sonrası Avrupa Birliği’nin Türkiye’ye yönelik tutumu Ankara tarafından eleştirilirken, Kıbrıs meselesi ve bazı siyasi anlaşmazlıklar nedeniyle müzakere başlıklarında ilerleme sağlanamadı.

2018’de düzenlenen Varna Summit ile taraflar yeniden diyalog zemini oluşturmaya çalıştı ancak AB, müzakerelerin fiilen durma noktasında olduğunu açıkladı.

RUSYA-UKRAYNA SAVAŞI TÜRKİYE’NİN STRATEJİK ROLÜNÜ GÜÇLENDİRDİ

Russo-Ukrainian War sonrasında Türkiye’nin Avrupa açısından önemi daha fazla gündeme geldi.

Türkiye’nin tahıl koridoru anlaşması, esir takası süreçleri ve diplomatik arabuluculuk girişimleri uluslararası kamuoyunda dikkat çekti. Ankara’nın hem NATO üyesi olması hem de bölgesel krizlerde aktif diplomasi yürütmesi, Avrupa’nın güvenlik stratejisinde Türkiye’yi kritik bir aktör haline getirdi.

Enerji arz güvenliği, göç yönetimi, savunma sanayii ve tedarik zincirleri gibi alanlarda da Türkiye’nin Avrupa için önemli bir ortak olduğu değerlendiriliyor.

VON DER LEYEN’İN AÇIKLAMALARI TARTIŞMA YARATTI

Ursula von der Leyen’in Avrupa’nın genişleme sürecine ilişkin yaptığı açıklamalar da son dönemde tartışma konusu oldu.

Alman basınına konuşan von der Leyen, Avrupa’nın “Rus, Türk veya Çin etkisine girmemesi için genişlemesi gerektiğini” söylemişti. Bu açıklamalar Türkiye’de bazı çevreler tarafından tepkiyle karşılandı.

ERDOĞAN’DAN AB’YE NET MESAJ

Cumhurbaşkanı Erdoğan daha önce yaptığı açıklamalarda da Avrupa’nın Türkiye’ye olan ihtiyacının arttığını vurgulamıştı.

Presidential Complex’nde gerçekleştirilen Kabine Toplantısı sonrası konuşan Erdoğan, Türkiye’nin bölgesel gücünü artırdığını belirterek şu ifadeleri kullanmıştı:

“Mesele Ankara’nın nerede durduğu değil, Brüksel’in geleceğin dünyasında kendini nerede gördüğüdür.”

Erdoğan, Avrupa’nın Türkiye’nin yükselen gücünü bir fırsat olarak değerlendirmesi gerektiğini belirterek, ilişkilerde önyargılardan uzak yeni bir dönemin başlaması çağrısında bulundu.

Kaynak: Haber Merkezi

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar (0)
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.