SON DAKİKA
Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

TÜGİS, sofradaki gıda hurafelerine açıklık getirdi

TÜGİS, kamuoyunu yanlış yönlendiren “gıda hurafeleri”ne karşı bilimsel yaklaşımı öne çıkarmak amacıyla yaptığı yayında "Ambalajlı gıdadan kaçıyorum" anlayışının en büyük hurafe olduğu belirtildi.

Haber Giriş Tarihi: 14.04.2026 17:05
Haber Güncellenme Tarihi: 14.04.2026 17:06
Kaynak: DHA
TÜGİS, sofradaki gıda hurafelerine açıklık getirdi

Türkiye Gıda Sanayii İşverenleri Sendikası (TÜGİS), bugün "Gıda Hurafeleri, Bilimi mi, Sektörü mü itibarsızlaştırıyor?" konulu bir webinar gerçekleştirdi.

Lorbi PR Ajans Başkanı Mustafa Kaya'nın moderatörlüğünde, aynı zamanda gıda mühendisi olan Bitkiden Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Ebru Akdağ'ın konuşmacı olarak katıldığı etkinlik, internet üzerinden canlı yayımlandı.

TİSK’in kurucu üyeleri arasında yer alan TÜGİS Yönetim Kurulu Başkanı Kaan Sidar, giriş konuşmasını yaparak, “Yanlış bilgiler gıdanın önüne geçiyor. Gıda algısı ve bu tartışmada bilimin yerini ele alacağız.” dedi.

SOFRADAKİ HURAFELER

Moderatör Mustafa Kaya, etkinliğin başlangıcında “Soframızda hurafeler oluştu.” diyerek kamuoyunun gerçek olmayan bilgilerden etkilendiğini belirtti ve “Markalar mı zarar görüyor, bilim mi?” sorusunu gündeme taşıdı.

HURAFELER HIZLA YAYILIYOR

Gıda Mühendisi Ebru Akdağ da geçmişteki hurafelerle günümüzdekileri şöyle karşılaştırdı:

"Beslenme ve gıda sadece yaşamak için değil, sosyal açıdan da önemlidir. Geçmişten bugüne hurafelerde değişen en önemli unsur hızdır. Geçmişte kulaktan kulağa yayılan bilgiler, günümüzde algoritmalar aracılığıyla ölçülebilir hale gelmiştir. Önceki hurafelerden farklı olarak bu içerikler tesadüf değil, çok daha hızlı ve bilinçli bir şekilde karşımıza çıkar. 'Yankı odaları' denilen sistemde aynı bilgiye sürekli maruz kalındığında, bir süre sonra bu bilgiler gerçek gibi algılanır. Bilimsel bir açıklama olmadığı sürece bu, kişinin kendi gerçeğine dönüşür.

İnsan doğası gereği belirsizliği sevmez, her şeye bir anlam yüklemek ister. Bugün, algoritmaların yarattığı bu uçurumun kıyısındayız.

HURAFELER DÜN MÜ BUGÜN MÜ DAHA ETKİLİYDİ?

Gıda güvenliğini mi yoksa yanlış bilginin ne kadar hızlı yayıldığını mı tartışıyoruz?
Aslında gıda güvenliğini değil, viral hale getirilmiş yanlış bilginin yarattığı güvensizliği konuşuyoruz. '-mış gibi' uzmanların 'bunu yemeyin' gibi ifadeleri, bilgiyi sofraya kadar taşıyor. En tehlikelisi yarı doğru bilgidir. Önce doğru bir bilgiyle başlanır, ardından yanlış eklenir ve komplo teorileriyle desteklenirse, bu durum hikayeleştirilerek çok daha etkili hale gelir.

“PAKETLİ GIDA ZARARLIDIR” HURAFESİ

'Ambalajlı gıdadan kaçıyorum' söylemi, en büyük hurafelerden biridir. Bu, bilimsel bir hüküm değildir. Şişe su ve bakliyat da paketli gıdadır. Paketli gıdaları tamamen reddetmek mümkün değildir. Paketli gıdayı kategorik olarak suçlamak, insanları açıkta satılan ve üretim koşulları belirsiz ürünlere yöneltebilir. Her paketli gıda iyidir denemez ancak doğru ambalajlama, gıdayı koruyan bir kalkandır.

GIDA KATKI MADDELERİ GERÇEKTEN ZARARLI MI?

'Gıda katkı maddelerinden kaçmak' da en abartılı hurafelerden biridir. Bu maddeler bilimsel süreçlerle üretilir ve bakanlıkların izin verdiği bileşenlerdir. Ambalajlı ürünlerin kötü olduğu algısından uzaklaşmak gerekir.

PAKETLİ SÜT İLE AÇIKTA SATILAN SÜTÜN FARKI

Paketli süt ile açıkta satılan süt arasında ciddi farklar vardır. Çiğ süt, riskli ürünler arasındadır. ABD’nin 17 eyaletinde, İsviçre, Finlandiya ve Singapur’da çiğ süt satışı yasaklanmıştır.

Bozulmayı engellemek için kullanılan yöntemler her zaman yeterli olmayabilir ve kaynatmayla yok olmayan mikroorganizmalar bulunabilir. Bu nedenle çiğ süt, riskli bir ürün olarak değerlendirilir.

Su için üretilen pet şişeler tek kullanımlıktır. Zeytinyağı ya da çiğ süt gibi ürünlerin bu tür ambalajlarda satılması uygun değildir. Ambalajların, gıdaya göre uygun özelliklerde olması gerekir.

DONDURULMUŞ SEBZE TAZESİNDEN DAHA MI DEĞERLİ?

Dondurulmuş sebzeler, bazı durumlarda tazesinden daha yüksek besin değerine sahip olabilir. Bir meyve dalından koparıldıktan sonra besin değerini zamanla kaybeder. Büyükşehirlerde tüketiciye ulaşana kadar geçen süre bu kaybı artırır.

Ev tipi dondurucularda su donarken genleştiği için hücre yapısı zarar görebilir. Ancak sanayide şoklama yöntemiyle dondurulan ürünlerde besin değeri daha iyi korunur.

DOĞAL BESLENME İYİ MİDİR?

'Her şeyi doğal tüketiyorum' söylemi her zaman doğru değildir. 'Doğal' kavramı, saflıkla eş anlamlı gibi sunulsa da doğa sadece faydalı değil, zararlı maddeler de üretir. 'Doğal eşittir iyi' anlayışı eski bir yaklaşımdır.

Günümüzde 'doğal ürün' kavramı belirli kurallara bağlanmıştır ve çoğu zaman bir pazarlama stratejisi olarak kullanılmaktadır. Örneğin, marketten alınan bir ürün 'köy ürünü' gibi gösterilerek daha yüksek fiyata satılabilmektedir.

NEDEN HURAFELERE İNANIYORUZ?

Korku hikayeleri her zaman daha fazla ilgi görür. Denetimlerin sadece sayısının değil, niteliğinin de artırılması gerekir. İfşa mekanizmaları her zaman doğru algı yaratmayabilir. Hataların büyük kısmı düşük oranlı olmasına rağmen yalnızca olumsuz örneklerin öne çıkması, tüketicide yanlış bir algı oluşturur. Oysa Türkiye, gıda mevzuatı açısından Avrupa Birliği ile benzer seviyededir.

Dijital mecralardaki 'şarlatanlar' bu durumu kendi lehlerine kullanmaktadır.

EN KALİTELİ ÜRÜN İHRAÇ EDİLİYOR MU?

Aynı marka, farklı ülkelerde farklı içeriklerle ürün sunabilir. Bu durum, ülkelerin regülasyonları ve tüketici tercihleriyle ilgilidir. Tüketicinin damak tadı ve fiyat algısı üretimi doğrudan etkiler.

Türkiye’de fonksiyonel ürünlerin az olmasının nedeni üretim değil, tüketici talebidir.

GIDA HAKKINDA KONUŞAN ÇOK

Gıda, herkesin bildiğini düşündüğü ancak en çok yanlış bilginin üretildiği alanlardan biridir. Hekimler sıkça konuşsa da eğitimlerinde gıda üzerine yeterli içerik bulunmayabilir. Bu da 'bilim bizi yanıltıyor' algısına yol açabilir.

“KANSERDEN ÖLÜMLER ARTTI” SÖYLEMİ DOĞRU MU?

Geçmişe özlem ve bugünü kötü görme eğilimi yaygındır. Ancak yaşam süresi uzadığı için kanser vakaları daha fazla görülmektedir. Ayrıca tıptaki gelişmeler sayesinde bu vakalar daha doğru şekilde tespit edilmektedir.

'Ben her yemeği zeytinyağı ile yapıyorum' demek de bir hurafeye inanmaktır. Dünyada tüketilen yağın çok azı zeytinyağıdır. Zeytinyağı tüketemediği için kaygı duyan bireylerde stresin kendisi daha zararlı olabilir.

GIDA HURAFELERİNE KAPILMAMAK İÇİN ÖNERİLER

-Karşımıza çıkan kişilerin gerçekten uzman olup olmadığını sorgulamalıyız.

-Gerçek olamayacak kadar iyi vaatler sunan içeriklerden uzak durmalıyız.

-“Mucizevi” söylemlerden kaçınmalıyız.

-Yasaklayıcı ve kesin ifadeler içeren dil şüpheyle karşılanmalıdır.

-Kişisel deneyimler genellenmemelidir.

-İçeriğin bağlamı mutlaka sorgulanmalıdır.

-Algoritmaların yönlendirmelerine karşı dikkatli olunmalıdır.

-Sürekli karşımıza çıkan bir bilginin doğru olduğu anlamına gelmez; aksine şüphe edilmesi gerekir.

Kaynak: DHA

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar (0)
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.