
Eksik prim günleri nedeniyle Emeklilikte Yaşa Takılanlar (EYT) düzenlemesinden yararlanamayan çok sayıda kişiyi ilgilendiren önemli bir yargı kararı çıktı. Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, çalışma süresinin tespitinde SGK kayıtlarının tek başına yeterli olmayabileceğine dikkat çekti.
Karara konu olayda bir işçi, uzun yıllar çalıştığı işyerinde bazı çalışma dönemlerinin sigorta kayıtlarında bulunmadığını ileri sürerek yargıya başvurdu. İş Mahkemesi, tanık anlatımlarını da dikkate alarak işçinin kesintisiz çalışma süresini 23 yıl 2 ay olarak kabul etti.
Akraba tanığın ifadesi de dikkate alınabilecek
Bölge Adliye Mahkemesi ise tanıkların işçinin yakın akrabası olmasını ve SGK kayıtlarını dikkate alarak çalışma süresini 13 yıl 2 ay 25 gün olarak değerlendirdi.
Dosyanın temyiz edilmesi üzerine devreye giren Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, önemli bir değerlendirmede bulundu. Yüksek Mahkeme, bir tanığın işçiyle akraba olmasının tek başına beyanının dikkate alınmaması için yeterli olmadığına hükmetti.
Yargıtay, somut olayda tanık anlatımları doğrultusunda işçinin 1 Mayıs 1994 ile 31 Ocak 2006 tarihleri arasında kesintisiz çalıştığının kabul edilmesi gerektiğini belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararını bozdu.
Sadece SGK kayıtlarına bakılmayacak
Kararda hizmet süresinin tespitinde SGK kayıtlarının yanı sıra işveren ve işyeri kayıtları, işe giriş-çıkış belgeleri, işyeri iç yazışmaları, işyerinde çalışanların ve komşu işyerlerindeki kişilerin tanıklıkları ile dosyadaki diğer delillerin de değerlendirilebileceği belirtildi.
Karar, özellikle geçmişte çalıştığı halde bazı çalışma dönemleri SGK kayıtlarında görünmeyen ve bu nedenle EYT şartlarını sağlayamadığını düşünen kişiler açısından önem taşıyor.