
Kahramanmaraş merkezli depremlerde evlerini ve yakınlarını kaybeden 52 yaşındaki Semra Özbay ile oğlu Barış Özbay, Antakya’nın Gazi Mahallesi’ndeki müstakil evlerinde yaşamlarını sürdürüyor.
Depremin ardından üniversite eğitimini yarıda bırakan Barış Özbay, zamanla dış dünyadan uzaklaşarak gününün büyük bölümünü bilgisayar ve cep telefonu başında geçirmeye başladı.
Daha önce yaşam koşullarıyla gündeme gelen Özbay, yaklaşık üç ay hastanede kaldıktan sonra yeniden evine döndü. Özbay, hastaneden çıktıktan sonra kendisine verilen ilaçları kullanmayı bıraktığını ve doktor kontrolüne gitmek istemediğini söyledi.
“Bütün gün telefonla zaman öldürüyorum”
Uyku düzeninin bulunmadığını ve gününü büyük ölçüde telefonla geçirdiğini anlatan Özbay, hastanede kaldığı dönemin ardından yaşam biçiminde önemli bir değişiklik olmadığını belirtti.
Özbay, “Telefonla zaman öldürüyorum, yapacak başka bir şeyim olmadığı için bütün gün oynuyorum. Uykum gelince uyuyorum. Hastaneye yattım yaklaşık 3 ay kadar ama bir değişiklik olmadı hayatımda” dedi.
Yaşam biçiminin farkında olduğunu söyleyen Özbay, “İstesem düzelirim ama istemiyorum” ifadelerini kullandı.
Kişisel bakımını da bıraktığını anlattı
Özbay’ın günlük yaşamındaki sorunlar yalnızca telefon kullanımıyla sınırlı kalmadı. Kişisel bakım ihtiyaçlarını da yerine getirmediğini söyleyen genç, iki aydan uzun süredir duş almadığını ifade etti.
Evden ve hatta bahçeden çıkmak istemediğini anlatan Özbay, hastanede kendisine verilen ilaçları da sürdürmediğini söyledi.
Özbay ayrıca ağrı kesici kullandığını, doktorla yeniden görüşmek veya dışarı çıkmak istemediğini belirtti.
“Evde olmak bana yetiyor”
Mevcut yaşamından memnun olduğunu ve çevresindeki insanların yardım girişimlerine rağmen değişiklik istemediğini dile getiren Özbay, evde kalmanın kendisine yettiğini söyledi.
Özbay, sanal dünyada uzun süre geçirmesinin mevcut durumunu kötüleştirmiş olabileceğini düşündüğünü ancak bunun temel neden olup olmadığını bilmediğini ifade etti.
Haberde Özbay’ın “yaşamak istemiyorum” şeklindeki ifadesi de yer alıyor. Bu söz, içinde bulunduğu durum açısından dikkatle değerlendirilmesi gereken bir beyan niteliğinde; kaynak metinde bununla ilgili güncel bir uzman değerlendirmesi veya tanı bilgisi bulunmuyor.