
Kremlin’den Türkiye’nin Arabuluculuk Girişimlerine Destek Mesajı
Rusya ile Ukrayna arasındaki savaş dördüncü yılına girerken, Türkiye’nin barış ve diplomasi çabaları uluslararası gündemdeki yerini koruyor.
Kremlin Sözcüsü Dmitriy Peskov, Moskova’da gazetecilerin sorularını yanıtlarken, Türkiye’nin Rusya ile Ukrayna arasında yeniden müzakere sürecini başlatmaya yönelik girişimlerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Türkiye Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın, Ankara’nın iki ülke arasındaki müzakereleri organize etmeye ve diplomatik çabalarını sürdürmeye hazır olduğu yönündeki açıklamasının hatırlatılması üzerine konuşan Peskov, Türkiye’nin barışa yönelik girişimlerini takdir ettiklerini belirtti.
Peskov, “Türk dostlarımızın Ukrayna krizinin barışçıl yollarla çözümüne yönelik çabalarını sürdürmeye hazır olduğunu biliyoruz. Bu yaklaşımından dolayı Türk tarafına minnettarız. Ancak kısa vadede müzakere sürecinin yeniden başlayacağına dair somut bir beklenti bulunmuyor. Buna rağmen Rusya, diyalog ve müzakere yoluna açık olmayı sürdürüyor.” dedi.
“UKRAYNA’DAKİ KABİNE DEĞİŞİKLİKLERİ BİZİM İÇİN BELİRLEYİCİ DEĞİL”
Ukrayna hükümetinde yaşanan görev değişikliklerine de değinen Peskov, bu gelişmelerin Moskova açısından belirleyici olmadığını ifade etti.
Peskov, “Bizim için önemli olan hükümette kimin görev aldığı değil, sorunun çözülmesi ve Rusya’nın çıkarlarının güvence altına alınmasıdır.” değerlendirmesinde bulundu.
Ukrayna Savunma Bakanlığı’nda olası görev değişikliğine ilişkin ise Peskov, “Kimin savunma bakanı olacağının bizim açımızdan bir önemi yok. Asıl önemli olan, Kiev yönetiminde barışçıl çözüm için gerekli kararları alabilecek ve çatışmaların sona ermesine katkı sağlayabilecek bir iradenin ortaya çıkmasıdır.” ifadelerini kullandı.
“SÜREÇ UZUN VE KARMAŞIK”
Orta Doğu ile Ukrayna krizinin birbirinden farklı dinamiklere sahip olduğunu vurgulayan Kremlin Sözcüsü, her iki meselenin de kolay çözülebilecek sorunlar olmadığını belirtti.
Peskov, “Her kriz kendi içinde oldukça karmaşık bir yapıya sahip. Bu tür sorunların kısa sürede anlaşmalarla çözülmesi mümkün değil. Uzun, zorlu ve kapsamlı bir diplomatik süreç gerekiyor. Kalıcı çözüme ulaşmanın tek yolu da bu süreçten geçiyor.” diye konuştu.