
TBMM'de çocuklarda artan şiddet eğilimi, okul saldırıları ve dijital şiddet kültürü ele alındı. Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Betül Ulukol, çocukların medyada gördükleri şiddet olaylarından etkilenebildiğini belirterek, her şiddet eğilimli çocuğun suç işlemediğini vurguladı. Ulukol, "O zaman çocuğu güçlendirecek, sorunu görecek ve destek olacak mekanizmalara ihtiyacımız var" dedi.
Birlikte çalışma vurgusu
Ulukol'un paylaştığı verilere göre ABD'de her yıl 50 okul saldırısı yaşanırken, Türkiye'de 2005'ten bu yana 59 okul saldırısı kaydedildi. Türkiye Gazetesi'nin haberine göre, Ulukol, okul kapısına güvenlik görevlisi koymanın, arama yapmanın ya da çevre güvenliğini artırmanın tek başına çözüm olmadığını, öğretmen, psikolojik danışman, aile ve okul yönetiminin birlikte çalışacağı sistemlere ihtiyaç olduğunu söyledi.
Risk faktörleri
Hacettepe Üniversitesi Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Nilüfer Koçtürk ise okul terkleri, sosyal dışlanma ve aidiyet eksikliğinin okul şiddetinde önemli risk faktörleri olduğunu belirtti. Koçtürk, saldırıları gerçekleştiren çocukların çoğunlukla dışlanan, korkulan ya da uzak durulan öğrenciler olduğunu ifade etti.
"Taklit" etkisi ve dijital izler
Koçtürk, okul saldırılarında "taklit suç" olgusuna dikkat çekerek, 2018'de ABD'deki Santa Fe Lisesi saldırısının 1999 Columbine saldırısından etkilenerek gerçekleştirildiğini anlattı. Medyada şiddetin sunuluş biçiminin kritik olduğunu belirten Koçtürk, depresyon, intihar söylemleri, içe kapanma ve sosyal medya paylaşımlarının saldırılar öncesinde önemli ipuçları verebildiğini söyledi. Yapay zekâ destekli sistemlerle dijital sinyallerin takip edilebileceğini ancak öğretmen, aile ve akran gözlemlerinin de sürece dahil edilmesi gerektiğini vurguladı.