
Türkiye'nin en önemli başlıklarından biri deprem. Birçok bölge deprem tehlikesi altında bulunurken, yenilenen diri fay haritası tehlikeyi bir kez daha ortaya koydu. 13 yıl sonra yenilenen haritada 485 olan diri fay sayısı, 700'e yükselmişti.
BEKŞTAŞ'TAN KARADENİZ AÇIKLAMASI! DENİZ DOLGUSUNA DİKKAT ÇEKTİ
Uzman isimler art arda açıklamalarda bulunurken, Prof. Dr. Osman Bektaş da Karadeniz özelinde açıklamalarda bulundu ve önemli değerlendirmelere yer verdi.
"SİSMİK BİR KUMAR MASASINA SÜRÜLÜYOR"
Sosyal medya hesabından paylaşımda bulunan Bektaş, "Doğu Karadeniz kıyıları sismik bir kumar masasına sürülüyor" dedi.
"TAMAMEN HALININ ALTINA SÜPÜRÜLMÜŞ DURUMDA"
Deniz üzerine yapılan dolgulara da dikkat çeken Bektaş, "Hastaneler, stadyumlar, havalimanları… Bölgenin en stratejik yapıları sorumsuzca yapılan deniz dolgularının üzerine inşa ediliyor. Ancak altımızdaki sismik gerçekler tamamen halının altına süpürülmüş durumda" ifadelerini kullandı.
"ETKİ ALANINA KÖRLEME TASARLANIYOR"
Bektaş açıklamalarının devamında ise şunları söyledi: "TPAO’nun açık denizde net olarak koordinatlandırdığı aktif faylar (Ordu, Trabzon, Rize fayları) mühendislik projelerinde dikkate alınmıyor. MTA haritasında bu çizgiler olmadığı için, mega yapılar bu ters/bindirme faylarının tam etki alanında körleme tasarlanıyor.
"DENİZ FAYLARI KIRILDIĞINDA, BU DOLGULAR DEPREM DALGALARINI SÖNÜMLEMEZ"
Tehlike nerede? Deniz dolgusu demek, suya doygun gevşek zemin demektir. O deniz fayları kırıldığında, bu dolgular deprem dalgalarını sönümlemez; aksine katlayarak büyüterek deprem büyütmesine ve zeminin sıvı gibi davranmasına yani sıvılaşmaya neden olur.
"GELECEKTEKİ FELAKETLERE DAVETİYE ÇIKARMAKTADIR"
Bu dolgular sadece depremde değil; sismik sessizlikte bile kendi yüküyle milimetrik düşey oturma ve yamaç boyunca kayma deformasyonları yaşıyor. Mühendislik bilimini ve sismik verileri yok sayarak kritik altyapıları dolguya gömmek, gelecekteki felaketlere davetiye çıkarmaktır!"