
Tunceli'de 5 Ocak 2020'den bu yana kayıp olan Munzur Üniversitesi Çocuk Gelişimi Bölümü 2. sınıf öğrencisi Gülistan Doku soruşturması kapsamında gözaltına alınan 15 şüpheliden 12’si tutuklanmış, 3’ü hakkında ise adli kontrol kararı verilmişti.
Tunceli Cumhuriyet Savcılığı’nın olayla ilgili soruşturması sürerken, kırmızı bültenle aranan Umut Altaş’ın tutuklu babası Celal Altaş ile 9 Ocak 2026 tarihinde yaptığı WhatsApp konuşmaları ortaya çıktı.
Soruşturma kapsamında tutuklu bulunan Celal Altaş’ın uzun yıllar turizm acentesi işlettiği, son 1,5 yıldır ise bir kafe işletmeciliği yaptığı ve gelirini ifadesinde 100 bin TL olarak beyan ettiği öğrenildi.
1992 yılında evlenen ve iki çocuğu bulunan Altaş’ın, evlendikten 10 yıl sonra boşandığı ancak boşanmasına rağmen eski eşiyle aynı evde yaşamaya devam ettiği ifadesinde yer aldı. Altaş’ın Artuklu Mahallesi’ndeki iş yerinin ise yaşanan olaylar nedeniyle kapalı olduğu görüldü.
İFADESİNDE HİÇ BAHSETMEDİ
Umut Altaş'ın 9 Ocak 2026'da WhatsApp üzerinden babası Celal Altaş'a, "Sen öyle kolay sanıyorsun demi. Yaptıklarınızın bir bedeli olmayacak. Bugün hesabıma 9 bin dolar bekliyorum. Bırak rol yapmayı sen susturuyordun ya, kim yer bu numaraları, sen herkesi kendin gibi salak görüyorsun, öteceğim her şeyi. Göreceksiniz dünya kaç bucak" dediği ortaya çıkmıştı. Baba Celal Altaş'ın ifadesinde bu konuşmalarda hiç bahsetmediği belirlendi.
"NUMARAYA ULAŞILAMIYOR VE GÖRÜŞMÜYORUZ"
Jandarmadaki ifadesinde Celal Altaş oğluyla mesajlaşmalarına değinmeyerek "O dönem başka kullandığım numara yoktur. Oğlum Umut Altaş ile yurtdışına gittikten sonra WhatsApp üzerinden şu an hafızamda olmayan fakat telefonumda ‘Umut Baba' diye kayıtlı numara üzerinden yaklaşık 4-5 ay öncesine kadar görüşüyorduk, 4-5 aydır da numaraya ulaşılamıyor ve görüşmüyoruz, çünkü Umut'un ABD'de uyuşturucuya bulaştığını düşünüyorum. ABD'deki diğer oğlum Sidar ile sık sık görüşüyorum ama Umut'un durumunu o da bilmiyor ve haber alamıyormuş. Umut Tunceli'de iken de uyuşturucu madde kullanıyormuş. Ben görmedim ama ABD'ye gittikten sonra arkadaşlarından duymuştum" dedi.
"BEN BU SİLAHLA BİRİSİNİ VURDUM"
Altaş ifadesinde devamında ise; "Bu olayla ilgili hiçbir şekilde olaya iştirakim veya yardımım yoktur. Umut konusunda da kendisi ile defalarca ABD'de iken telefonla konuştuğumuzda sordum, bana ‘tanımıyorum, bilgim yok, bir şeye de tanık olmadım' dedi. Fakat yine bir gün yaklaşık yine 3-4 ay evvel oğlum ile telefonla koştuğumuzda ısrarlı bir şekilde bir şeye tanık oldun mu bir şey biliyor musun diye sorduğumda ‘Mustafa Türkay yanımda bir gün silahını çıkartarak ben bu silahla birisini vurdum' demişti. Başka bir konuşmada ise ‘Bana para gönderin ben tehdit ediliyorum, yüklü miktarda para lazım' demişti. Hatta bu konuşma esnasında sinirle telefonu kapattı. Para istemesini uyuşturucu almak için olabilir ama neden tehdit edildiğini anlamadım. Ben de oğlum somut bir şey gördün mü tanık oldun mu diye sorduğumda sadece bunları söylemişti" diyerek kendisini savundu.
TEDİRGİN VE HEYECANLI TAVIRLARI SORULDU
Öte yandan 3 Şubat 2025 tarihinde iş yerine gelen jandarma ekipleriyle yaptığı görüşme esnasında tedirgin, heyecanlı tavırlar sergilediğinin yönünde tespitler yapıldığı ve bu tavırların kendisine sorulması üzerine Altaş, "Oğlumun böyle bir olaya karışmış olma ihtimalinin vermiş olduğu heyecanla bu tür hareketler sergilemiş olabilirim ama ben farkında değildim. Bu görüşmeden sonra, böyle bir durum olup olmadığını öğrenmek amaçlı Tuncay Sonel'i aramayı düşündüm fakat sonradan suç teşkil edebileceğini değerlendirerek aramadım. Ama oğlum ile defalarca konu üzerine yukarıda belirttiğim üzere WhatsApp üzerinden telefonla konuştum" ifadelerini kullandı.