
Geçtiğimiz aylarda İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde gerçekleştirilen operasyonla çökertilen dolandırıcılık ağı ile ayrıntılar ortaya çıktıkça şebekenin karanlık yüzü de gözler önüne seriliyor. Şişli'deki bir iş merkezinin dördüncü katını üs olarak kullanan şebekenin, mağdurları ağlarına düşürmek ve paralarını kendi üstlerine geçirmek için adeta bir suç mühendisliği yürüttüğü belirlendi.
LAPTOP VE CEP TELEFONLARINI PENCEREDEN FIRLATTILAR
Ekiplerin 3 Şubat 2026 tarihinde Şişli’deki adrese düzenlenen operasyonda, polisin kapıyı çalması üzerine içerideki şüpheliler büyük bir panik yaşadı. Suç unsuru içeren laptop ve cep telefonlarını pencerelerden fırlatan şebeke üyelerinin bu girişimi, cihazların karşı binanın çatısına düşmesiyle sonuçlandı. Yapılan aramalarda çok sayıda "açık hat" (başkası adına kayıtlı SIM kart), çağrı merkezi ekipmanları, soğuk cüzdanlar ve vatandaşlara ait kişisel veri listeleri ele geçirildi.
TEMAS VE SKYPE ÜZERİNDEN BAĞLANMIŞLAR
Şüphelilerin Teams veya Skype gibi uygulamalar üzerinden mağdurların telefonlarına uzaktan bağlandıkları, mağdurların kendi adlarına olan kripto para platformlarındaki bakiyelerini, kontrolü kendilerinde olan farklı kripto cüzdanlara doğrudan transfer ettikleri ortaya çıktı.
GERÇEK BİR YATIRIM ORTAMINDA OLDUKLARINA İNANDIRDILAR
Şebekenin çalışma yöntemi, mağdurları gerçek bir yatırım ortamında olduklarına inandıran ancak tamamen manuel müdahaleye açık sahte paneller üzerine kuruluydu. Şüphelilerin kullandığı yöntemler aşama aşama tespit edildi. İlk aşamada manipülasyon vardı. Buna göre; gerçek piyasa verileriyle bağı olmayan platformlarda, spread (makas) açılması, fiyat kayması ve kasten işlemlerin zarara uğratılması yöntemleri kullanıldı.
GÜVEN KAZANMAK İÇİN KÜÇÜK KAZANÇLAR SAĞLADILAR
Kilitleme Aşamasında ise mağdur parasını çekmek istediğinde "stopaj vergisi", "swift ücreti" veya "dosya masrafı" gibi bahanelerle ek ödemeler talep edilerek psikolojik bir kıskaca alındı. Yapay Kazanç İllüzyonu: Başlangıçta küçük miktarlarla güven kazanmak için mağdurlara sembolik karlar çektirilerek daha büyük yatırımlara teşvik edildiler.
10 BİN TL’YE BİR HAFTADA 8 BİN TL KAR ETMİŞ GÖRÜNTÜSÜ VERDİLER
Soruşturma kapsamında tespit edilen toplam maddi zarar 41 milyon lira olarak kayıtlara geçti. Mağdurlar arasında en yüksek kaybı yaşayanlar arasında Sinop'lu müteahhit İsmail Gül vardı. İlk aşamada güven kazanmak amacıyla 10 bin lira yatırılması istenen Gül'e bir hafta içerisinde 8 bin lira kar ettirilmiş görüntüsü verilerek bu parayı da çekmesine izin verildi.
Daha sonra yatırdığı parayı arttıran ve 11 milyon lira yatıran Gül, parasını kurtarmak isterken kendisine imzalatılan sahte "Varlık İadesi Sözleşmesi" ile sürekli ek ödemeler yapmaya zorlanan mağdur, 11 milyon liralık hayali bakiyesini çekebilmek için 3 milyon lira daha istenince dolandırıldığını anladı. Bir diğer mağdur ise İzmirli Turgay Öpöz'dü. 3 milyon lira dolandırılan Öpöz, sosyal medya üzerinden ulaştığı şebekenin yönlendirmesiyle 8 gün içinde 15 ayrı işlemle tüm birikimini sahte şirket hesaplarına gönderdi.
KİMLİKLERİNİ GİZLEMEK İÇİN KOD ADI KULLANDILAR
Şebeke üyelerinin, kimliklerini gizlemek için MicroSIP gibi internet tabanlı santral programlarında "Kenan Korkmaz", "Yasemin" ve "Ozan Aksoy" gibi kod adları kullandıkları belirlendi. Elde edilen haksız kazancın izini kaybettirmek için ise paraların yurt dışı tabanlı kripto platformlarına ve tespiti imkansız soğuk cüzdanlara (Ledger) aktarıldığı deşifre edildi.
PATRON OPERASYONDAN BİR GECE ÖNCE KAÇTI
Operasyonda 11'i çağrı merkezi sorumlusu, 2 çağrı merkezi sorumlusu olmak üzere 17 şüpheli gözaltına alınırken, şebekenin lideri olduğu değerlendirilen Ersin Dinçsoy'un operasyondan sadece bir gün önce Sabiha Gökçen Havalimanı'ndan yurt dışına kaçtığı tespit edildi. Gözaltına alınan şüphelilerden bir kısmı hakkında tutuklama bir kısmı hakkında ise adli kontrol tedbiri uygulandı.
TÜM SORUMLULUĞU EŞİNİN ÜSTÜNE YAPMIŞ
Firar eden Ersin Dinçsoy'la 1 yıllık evli olan ve tüm sorumluluğu üstüne yaptığı 'Yasemin' kod Tuğçe Dinçsoy ifadesinde, "Ofisi 6 ay önce açtım. Eşim Ersin kiraladı. Ofisi altın ve döviz alım satım yatırım işi yapılıyor diye biliyordum. 3 aylık bebeğim var. Bebeğim olduğu için genelde evde olurum. Ofise en son operasyondan 1 hafta önce gelmiştim" dedi.
GÜVEN KAZANMAK İÇİN HAYALİ FİRMA KULLANMIŞ
Ancak Tuğçe Dinçsoy'un yapılan incelemelerde mağdurların güvenini kazanmak ve verilerini ele geçirmek için "Expressanketten" adlı hayali bir anket firması maskesini kullandığı tespit edildi. Telefonla vatandaşlara, "Bu dönemde bir yatırım yapacak olsaydınız borsa mı yoksa kripto parayı mı tercih ederdiniz?", "Hangi sektörde hizmet vermektesiniz ve ortalama geliriniz nedir?" şeklinde sorular sorduğu saptandı. Dinçsoy'un, şebekenin finans ve idari yönetimindeki yöneticisi olduğu tespit edildi.