
Danıştay, kanun yararına temyiz edilen bir dosyayı incelerken, vatandaşların kamu kurumlarıyla olan anlaşmazlıklarında kritik bir noktada olan avukat ücreti konusunda önemli bir karara imza attı. Emsal niteliğinde olan kararın birçok davayı davayı etkilemesi bekleniyor.
VEKALET ÜCRETİNDE MAKTU ÜCRET ESAS ALINACAK
Yüksek Mahkeme, genel bütçe, il özel idareleri, belediye ve köylere ait vergiler ile 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsili Usulü Hakkındaki Kanun'dan doğan davalarda, vekalet ücretinin, avukatlık asgari ücret tarifesi değil, karar tarihinde bu tarifede belirtilmiş olan maktu ücret üzerinden belirlenmesine karar verilmesi gerektiğine hükmetti.
Bu kararla, dava konusu bedel ne olursa olsun asgari ücrete (maktu ücret) hükmedileceği yönünde karar verilmiş oldu. Yani dava konusu bedel, asgari ücretin altında kalsa bile, maktu ücret esas alınacak.
2023 YILINDAKİ DAVANIN ARDINDAN DİLEKÇE VERİLDİ
Dosyaya göre, bir mahkum yemek bedelini ödemedi ve 2 bin 380 liranın tahsili için takip başlatıldı. Mahkumun avukatı ödeme emrinin iptali için dava açtı. İstanbul 2'nci İdare Mahkemesi, 2023 yılında ödeme emrini iptal etti, davacıyı haklı buldu. Mahkeme, avukatlık asgari ücret tarifesinin “hükmedilen ücret kabul veya reddedilen miktarı geçemez” maddesi gereğinde, davacıya, davaya konu rakamı dikkate alarak 2 bin 380 lira avukatlık vekalet ücreti belirledi.
Davacı vekili, Danıştay'a dilekçe vererek, avukatlık ücretinin bu madde gereğinde belirlenemeyeceğini, 1136 Sayılı Kanunu 2'nci fıkrası gereğince maktu ücret belirlenmesi gerektiğini savundu.
Danıştay Başsavcılığı, bu itiraz üzerine, mahkemenin kararının bozulmasını istedi, kanun yararına temyiz etti. Başsavcılığın görüşünde, “Genel bütçe, il özel idareleri, belediye ve köylere ait vergiler ile 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsili Usulü Hakkındaki Kanun'dan doğal davalarda maktu ücret belirlenmesi gerektiğine" dikkat çekildi.
MAHKEMENİN KARARI KANUN YARARINA BOZULDU
Danıştay 10'uncu Daire Başkanlığı, görüşleri dikkate alarak konuyu değerlendirdi ve temyiz talebini haklı buldu. Dairenin kararında, 6183 Sayılı Kanun gereğince açılacak her davada maktu ücret alınması gerektiği belirtildi, maktu ücretin iptali için daha önce Anayasa Mahkemesi'ne açılan davanın da reddedildiğine dikkat çekildi. Mahkemenin kararı kanun yararına bozuldu.
VATANDAŞLARIN KAMU KURUMLARINA KARŞI AÇTIĞI DAVALAR AÇISINDAN ÖNEMLİ
Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinde, 2026 yılına ilişkin, “İdare ve Vergi Mahkemelerinde duruşmasız takip edilen davalarda belirlenen maktu ücret 30.000 TL’dir.” deniliyor.
Örneğin, 10 bin liralık emlak vergisi borcuna itiraz edilip dava açılıp dava açıldığında, dava kaybedilirse, 2026 yılında idarenin avukatına mevcut tarifeye göre 30 bin lira vekalet ücreti ödenecek. Eskiden bu rakam için açılan davada kaybedilirse, 10 bin lira ödenecekti.
Mevcut durumda, dava açan avukatlık hizmeti alırsa 30 bin lira da kendi avukatına ödeyeceği için, bir davada 60 bin liralık avukatlık ücreti ödemiş olacak. Dava masrafları da ayrıca ödenecek. Dava açan avukatlık hizmeti almazsa, avukatla temsil edilen tarafa yine vekalet ücreti ödüyor.
Kamu idaresi de davayı kaybederse, eskiden 10 bin liralık avukatlık ücreti ödeyeceğine şimdi, karşı tarafa 30 bin lira avukat ücreti ödeyecek.
Danıştay'ın bu kararı, vatandaşın kamu kurumlarıyla olan davalarında geçerli. Bunun dışındaki davalarda, karşı tarafın avukatı yine davada kabul veya reddedilen rakama bağlı vekalet ücreti alacak.
DEVLET AVUKAT VEKALET ÜCRETİ ALIR MI?
Vatandaşların devlete karşı açtığı davalarda, haksız çıkmaları durumunda, davayı kazanan taraf lehine vekâlet ücretine hükmedilmekte
İdari yargıda, açılan gerek iptal ve gerekse tam yargı davalarında haksız çıkan taraf aleyhine Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi üzerinden vekâlet ücretine hükmedilmekte.
Kamu kurum ve kuruluşları lehine vekâlet ücretine hükmedilebilmesi için, avukat olan vekil veya hukuk birimi amirleri, hukuk müşavirleri, muhakemat müdürleri gibi yasayla belirlenmiş kişiler tarafından temsil edilmiş olmak gerekiyor.
DAVA KAYBEDİLİRSE KARŞI TARAFIN VEKALET ÜCRETİ DE ÖDENİYOR
Avukatlık Kanunu’na göre iki tür vekâlet ücreti bulunuyor. Bunlardan ilki avukatın müvekkili ile yaptığı vekâlet akdinden kaynaklanan “akdi vekâlet ücreti”.
İkincisi ise mahkemede veya icra takibinde kendisini vekil ile temsil ettiren ve haklı çıkan taraf lehine hükmedilen “karşı taraf vekâlet ücreti.”
Yani dava açan, davayı açarken avukatına ödeme yapıyor, davayı kaybederse karşı tarafın avukatı için de mahkeme kararına göre vekalet ücreti ödüyor. Dava açan, avukatla asgari ücret tarifesinin altında kalmamak kaydıyla herhangi bir rakam üzerinden anlaşabilir. Avukatla anlaşma yoksa, mahkeme bu tarife üzerinden vekalet ücretine karar veriyor. Mahkemeler, karşı taraf vekâlet ücreti ise her yıl yayınlanan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre maktu veya nispi olarak hesaplanıyor.