Uzman isimden ev ve araba alacaklara uyarı! 1,20 faizli konut kredisi gelecek mi?

Finans Analisti İslam Memiş, ekonomideki sıkılaşma politikalarının vatandaş, esnaf ve yatırımcı üzerindeki etkilerini değerlendirirken düşük faizli konut kredisi beklentisine ve borç yapılandırmasına ilişkin dikkat çeken açıklamalarda bulundu. Gençlere de seslenen Memiş, e-ticaret ve e-ihracat fırsatlarının değerlendirilmesi gerektiğini vurgulayarak “Önce ev, sonra araba” mesajı verdi. Gelecekte meslek sahibi olmanın önemine dikkat çeken Memiş, artan barınma maliyetlerine karşı gençlerin birikimlerini doğru yönetmeleri ve harcamalarında önceliklerini yeniden belirlemeleri gerektiğini ifade etti.

Haber Giriş Tarihi: 24.10.2026 20:51
Haber Güncellenme Tarihi: 24.10.2026 21:03
herkesedair.com

Finans Analisti İslam Memiş, katıldığı bir yayında gençler ve yatırımcılar için çarpıcı değerlendirmelerde bulundu. İşte Memiş'in açıklamaları....

"Ekonomi yönetiminin belirlemiş olduğu enflasyonla mücadele noktasında bir sıkılaştırma programı var. Tabii ev alacaklar, araba alacaklar, işlerin açılmasını bekleyen küçük esnaflar, büyük tüccarlar veya şirketler nakde ulaşamama gibi problemlerle karşı karşıya kalıyor.

YÜZDE 1,20 FAİZ ORANI BEKLENİYOR

Şimdi en çok düşük faizli kredi oranlarını bekleyen vatandaşlar var. Özellikle yüzde 1,20 faiz oranını bekleyenler var. Bir an önce başımı sokacak bir ev almam lazım, bu kredileri bir an önce bekliyoruz diyen insanlar var. Çünkü yılbaşında bu konuda açıklamalar yapılmıştı. İnsanlar umutlanmıştı ve hâlâ bu umudu besliyorlar. Çoğu vatandaş özellikle yüzde 1,20 oranındaki özel kredileri bekliyor.

Bizim kişisel tahminimiz, bu kredilerin yıl sonuna kadar açıklanabileceği yönündeydi. Ancak şu ana kadar sessizlik devam ediyor.

Erken seçim kararı açıklanırsa seçim politikası modeline girilebilir ve kredi muslukları yavaş yavaş açılabilir. O kredi musluklarının açılmasıyla yüzde 1,20 faiz oranlı krediler de bu sürece dâhil edilebilir.

Borcu olan esnaflar ve tüccarlar da var. Onlar da yeni bir yapılandırma bekliyorlar. Ancak ben şahsen mevcut koşullarda uzun vadeli bir yapılandırma beklemiyorum.

Bugünkü açıklanan enflasyon rakamlarına bakıyoruz, çarşı pazardaki sebze ve meyve fiyatlarına bakıyoruz; ancak bunlarla vatandaşın karşılaştığı fiyatlar arasında ciddi bir fark olduğunu görüyoruz. Yaş sebze ve meyve fiyatlarında düşüş yaşanıyor ama bu düşüş fiyatlara aynı şekilde yansımıyor.

Kira maliyetleri artıyor, personel maaşları ve diğer giderler yükseliyor. İşletme sahibi de bu maliyetleri gerekçe göstererek belirlediği fiyatlardan taviz vermek istemiyor. Ben burada işletme işletiyorum, kazanmak zorundayım ve kazancımdan taviz vermem düşüncesiyle hareket ediyor.

Ancak vatandaşlarımızın, tüketicilerimizin kesinlikle seçici olması gerekiyor. Eski alışkanlıkları bırakıp seçimlerini yeniden gözden geçirmeleri lazım.

Z KUŞAĞI YATIRIMLARINI HANGİ YÖNDE DEĞERLENDİRMELİ?

Gençler günlük hayatlarında modern teknolojiyi kullansınlar. Modern teknolojinin getirdiği fırsatlardan yararlansınlar. Ancak söz konusu birikim, tasarruf ve gelecek olduğunda mutlaka gelenekçi olsunlar.

Sevgili evlatlarımıza, sevgili gençlerimize seslenmek istiyorum. Lütfen sosyal medyada geçirdiğiniz zamanı e-ihracat ve e-ticaret yaparak değerlendirin. Gün içinde sosyal medyada ne kadar vakit geçiriyorsunuz? Telefonunuz size bunu saniyesine kadar gösteriyor. İki saat, üç saat, beş saat... Lütfen bunun yalnızca bir veya iki saatini ayırın. Dünyadaki e-ihracat ve e-ticaret pastasından siz de payınızı alın. Çok güzel paralar kazanabilirsiniz.

Bunun yanında bol bol kitap okuyun, mümkünse yazın, çalışın ve para biriktirin. Yazın kazandığınız harçlıklarla dünyadaki ülkeleri gezin. Uygun bütçeli tur şirketleri var. Bunları dinleyen gençler hemen tepki gösterebilir: Bu paraları nerede kazanacağız? Arkadaşlar, dışarıda iş imkânları var. Yaz aylarında istihdam olanakları bulunuyor. Çalışabilirsiniz.

Önemli olan istemek. Sosyal medyaya ve internete baktığımızda sürekli ev gençleri gibi ifadeler kullanılıyor. Bence bunlar yanlış yaklaşımlar. Önemli olan şu: Ne istiyorsun? Hayat hiçbir zaman senin ne istediğinle değil, ne yaptığınla ilgilenecek. Bazı şeyler altın tepside, oturduğunuz yerde size sunulmayacak.

Bugün 20'li yaşlarında olup e-ihracat ve e-ticaret yapan, yazları çalışan, kendisini geliştiren ve çok güzel paralar kazanan gençler de var. Hiçbir şey yapmadan sürekli şikâyet eden gençler de var. Önemli olan, ne istediğiniz ve bunun için ne yaptığınız

KRİZLER BERABERİNDE FIRSATLARI DA GETİRİYOR

Dışarıda gerçekten çok büyük fırsatlar var. Krizler beraberinde fırsatları da getiriyor. Bu fırsatları değerlendirmek gerekiyor.

Bugün Amerika'da 26 milyon, Çin'de 23 milyon, Hindistan'da 16 milyon yazılımcı olduğunu ifade ediyoruz. Ancak burada sayıdan çok yetenek önemli. Bir işi yapabiliyor musun? Önemli olan bu.

Örneğin üniversiteye gidiyorsun. Çok güzel. Annen ve baban gece gündüz çalışmış, senin üniversite masraflarını karşılamış. Peki, mezun olduktan sonra mutlu olduğun bir sektörde mi çalışacaksın? Ne istiyorsun? Okuduğun bölümden mezun olduğunda o alanda iş bulabilecek misin? Bunları sorgulaman gerekiyor.

Hayatından dört yıl vererek üniversite okumak mı, yoksa bir meslek sahibi olmak mı? Bunu iyi düşünmek lazım.

Ben şunu iddia ediyorum: Gelecekte meslek sahibi olanlar öne çıkacak.

Öncelikle gençlerin barınma ihtiyacını gidermesi gerekiyor. Barınma çok önemli. Çünkü gelecek dönemde barınma kriziyle ilgili çok büyük problemler yaşanacak. Mülkiyetsiz bir toplum inşa ediliyor.

Bir de barınma ihtiyacını öncelik hâline getirin. Örneğin yeni evlendiniz ve hemen araba almak istiyorsunuz. Nasıl olsa ev alamıyoruz, bari araba alalım diye düşünüyorsunuz. Bence bu yanlış. Öncelikle borçlarınızı yönetin, ardından birikim yapın. İlk iş olarak araba almayın.

Örneğin bugünkü şartlarda her ay 10.000 lira kenara para biriktirmeniz gerekiyor. Araba aldığınızda düğün takılarıyla veya ailenizin yardımıyla bu aracı satın almış olabilirsiniz. Ancak kapının önünde duran arabanın aylık sigorta, kasko, benzin ve otopark giderleri bile ciddi bir maliyet oluşturuyor. Bu giderlerle birlikte ekonomik açıdan zarar edebilirsiniz.