
Konut sahibi olmak isteyenler 2026 yılına girilmesiyle beraber konut piyasasındaki güncel durumu yakından takip ediyor. Hem konut fiyatları, hem konut satış rakamları hem de konut kredisi faiz oranları ev sahibi olmak isteyenlerin radarında. Konut piyasasına dair sektör temsilcilerinden de dikkat çeken değerlendirmeler geldi.
Türkiye Gazetesi'nde yer alan habere göre; son 6 ayda satış rakamlarında yaşanan artış, sektörde rüzgarın tersine döndüğünü gösterirken 2025'in ortasında başlayan hareketlilik, 2026 itibarıyla da sürüyor. Uzmanların, konut piyasasının dibi geride bıraktığına ve yeni bir yükseliş dönemine girildiğine vurgu yaptığı belirtildi.
Bir süredir yüksek faiz oranları ve baskılanan fiyatlar nedeniyle durağan seyreden sektörün, yatırımcı ve oturum amaçlı alıcı için tekrar cazip hale geldiği aktarılırken, faiz oranlarındaki gerileme, talepte artış ve fiyatlarda yukarı yönlü hareketin, konutu tekrar güvenli liman olarak öne çıkarmayı sağladığını kaydedildi.
KONUT KREDİSİ FAİZ ORANLARI
Konut kredisi faiz oranlarında düşüş yılın son çeyreğinde başlamıştı. Bankalar tarafından uygulanan ortalama konut kredisi faizleri 28 ayın en düşük seviyesine gerilerken, kimi bankalarda aylık faiz oranının yüzde 2,49'a kadar düştüğü belirtildi. Merkez Bankası verilerinin de kasım, aralık ve ocakta konut fiyatlarının yıllık bazda enflasyonun üzerine çıktığını ortaya koyduğu aktarıldı. Diğer yandan sektördeki görüşlerin 'şimdi konut alma zamanı' söylemini desteklediği kaydedildi.
"HEM KONUT FİYATLARINDA HEM DE TALEPTE CİDDİ BİR ARTIŞ BEKLİYORUZ"
Bir başka sektör temsilcisinin orta ve uzun vadeye dikkat çekip konut yatırımının 2026'da daha ön plana çıkacağını belirttiği ve alternatif yatırım araçlarının eski cazibesini yitirip konutun tekrar güvenli liman olma özelliğini güçlendireceğini değerlendirdiği aktarıldı. Temsilcinin açıklamasında şu ifadelerin yer aldığı kaydedildi:
"2026 yılında hem konut fiyatlarında hem de talepte ciddi bir artış bekliyoruz. Altın, borsa ve mevduat faizi gibi yatırım araçları bugünkü kadar cazip olmayacak. Buna karşılık konut, düzenli kira getirisi ve değer artışıyla yatırımcısına kazandıracak. Bugün alım yapanlar, önümüzdeki iki yıl içinde ciddi bir avantaj elde edecek"
KONUT ÜRETİMİ DETAYI
Sektördeki bir başka önemli başlık olarak arz probleminin de öne çıktığını vurgu yapılırken artan inşaat maliyetleri, arsa fiyatları ve finansmana erişimdeki zorluklar nedeniyle yeni konut üretiminin yeterli seviyeye ulaşamadığının ve bunun talebin artması durumunda fiyatların daha hızlı yükselmesine neden olduğunun belirtildiği aktarıldı. Uzmanlara göre; önümüzdeki dönemde konut üretimi artmazsa, özellikle büyük şehirlerde fiyat artışları kaçınılmaz olacak.
Son dönemde dikkat çeken bir diğer gelişmenin de yatırımcı ile oturum amaçlı alıcıların aynı dönemde piyasaya girmesi olduğu belirtildi. Uzun süredir bekle-gör politikası izleyen her iki kesimin de faiz ve fiyatlardaki değişimle beraber harekete geçtiğinin belirtildiği aktarılırken gayrimenkul danışmanlarının, satış ofislerinde ciddi bir yoğunluk yaşandığını, özellikle uygun fiyatlı ve nitelikli projelere talebin hızla arttığını ifade ettiği kaydedildi.
"AYNI EVİ AYNI FİYATA BULMAK ZOR OLACAK"
Konut sektörünün temsilcilerinin değerlendirmelerinde "Konut sektörü uzun süredir baskı altındaydı. Fiyatlar reel anlamda düşüktü ve alıcılar beklemedeydi. Bugün geldiğimiz noktada faizler geriliyor, maliyetler yüksek seyretmeye devam ediyor ve arz yeterince artmıyor. Bu şartlar altında fiyatların yükselmesi kaçınılmaz. Şu an konut almanın tam zamanı. Önümüzdeki aylarda aynı evi aynı fiyata bulmak zor olacak" ifadelerini kullandığı belirtildi.