İzmir Körfezi’nde balık ölümleri havaların serinlemesiyle yavaşlayabilir
İzmir Körfezi’nde balık ölümleri havaların serinlemesiyle yavaşlayabilir
Ege Üniversitesi (EÜ) Su Ürünleri Fakültesi Temel Bilimler Bölüm Başkanı Prof. Dr. Alper Doğan, İzmir Körfezi'nde yaşanan balık ölümleri ve kirlilik sorununun hızlı bir şekilde çözülemeyeceğini belirtti. Prof. Dr. Doğan, havaların serinlemeye başlaması ile balık ölümlerinin yavaşlayabileceğini ifade etti.
Haber Giriş Tarihi: 11.09.2024 17:21
Haber Güncellenme Tarihi: 11.09.2024 17:36
Kaynak:
DHA
İzmir Körfezi'nde devam eden balık ölümleri, kirlilik ve kötü koku sorunlarına yönelik çeşitli kurumlar tarafından çözüm çalışmaları yürütülüyor. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, Tarım ve Orman İl Müdürlüğü, belediyeler ve üniversiteler bu sorunun çözümü için koordineli çalışmalar yapıyor. EÜ Su Ürünleri Fakültesi tarafından hazırlanan 'İzmir Körfezindeki Balık Ölümleri ve Kötü Kokunun Nedenlerinin İncelenmesi Raporu' ile sorunun çözümüne yönelik bir yol haritası belirlenmeye çalışılıyor.
Prof. Dr. Doğan, İzmir Körfezi'nin doğal yapısının dezavantajlı olduğunu ve körfezin içeriye doğru daraldığını, sığlaştığını belirtti. Ayrıca, körfezin çevresinde yaşayan yaklaşık 5 milyon insanın, son yıllarda körfeze yapılan atık su deşarjlarının sorunları daha da kötüleştirdiğini ifade etti. 1995 yılında körfezde canlılık sıfırdı ve 2000 yılında Büyük Kanal Projesi devreye girdikten sonra bir iyileşme gözlemlendi. Ancak nüfus artışı ve arıtma kapasitesindeki yetersizlikler, körfezin yeniden kirlenmesine neden oldu.
Prof. Dr. Doğan, "Körfezin temizlenmesi büyük maliyet ve altyapı gerektiren bir süreçtir. İç körfezde belirli bölgelerin havalandırılması, balıkların hayatta kalmalarına yardımcı olabilir. Havaların serinlemesi ve yağmurun tuzluluğu düşürmesi ölümleri yavaşlatabilir" dedi. Uzun vadede arıtma tesisinin kapasitesinin artırılması gerektiğini vurgulayan Doğan, "Şehir atık sularının tamamen arıtılması sağlanırsa, körfez yeniden hızlı bir iyileşme sürecine girecektir" şeklinde konuştu.
Kıyı bölgelerdeki midye türlerinin tamamen yok olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Doğan, önceki yıllarda 19 türe ait 1.486 birey bulduklarını, bu yıl ise sadece 4 türe ait 7 birey bulabildiklerini belirtti. Bu durumun körfezdeki kötüye gidişin bir sonucu olduğunu ifade etti.
EÜ Su Ürünleri Fakültesi Dekan Vekili Prof. Dr. M. Tolga Dinçer, İzmir Körfezi'nde 20 Ağustos'tan itibaren incelemelere başladıklarını ve mevcut durumla ilgili koordineli çalışmalar yürütüldüğünü söyledi. EÜ Rektörü Prof. Dr. Necdet Budak ise, bilimsel yöntemlerle çözüme ulaşılabileceğini belirterek, valilik, bakanlık ve belediye ile yapılan çalışmaları paylaşmaya hazır olduklarını ifade etti.
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
İzmir Körfezi’nde balık ölümleri havaların serinlemesiyle yavaşlayabilir
Ege Üniversitesi (EÜ) Su Ürünleri Fakültesi Temel Bilimler Bölüm Başkanı Prof. Dr. Alper Doğan, İzmir Körfezi'nde yaşanan balık ölümleri ve kirlilik sorununun hızlı bir şekilde çözülemeyeceğini belirtti. Prof. Dr. Doğan, havaların serinlemeye başlaması ile balık ölümlerinin yavaşlayabileceğini ifade etti.
İzmir Körfezi'nde devam eden balık ölümleri, kirlilik ve kötü koku sorunlarına yönelik çeşitli kurumlar tarafından çözüm çalışmaları yürütülüyor. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, Tarım ve Orman İl Müdürlüğü, belediyeler ve üniversiteler bu sorunun çözümü için koordineli çalışmalar yapıyor. EÜ Su Ürünleri Fakültesi tarafından hazırlanan 'İzmir Körfezindeki Balık Ölümleri ve Kötü Kokunun Nedenlerinin İncelenmesi Raporu' ile sorunun çözümüne yönelik bir yol haritası belirlenmeye çalışılıyor.
Prof. Dr. Doğan, İzmir Körfezi'nin doğal yapısının dezavantajlı olduğunu ve körfezin içeriye doğru daraldığını, sığlaştığını belirtti. Ayrıca, körfezin çevresinde yaşayan yaklaşık 5 milyon insanın, son yıllarda körfeze yapılan atık su deşarjlarının sorunları daha da kötüleştirdiğini ifade etti. 1995 yılında körfezde canlılık sıfırdı ve 2000 yılında Büyük Kanal Projesi devreye girdikten sonra bir iyileşme gözlemlendi. Ancak nüfus artışı ve arıtma kapasitesindeki yetersizlikler, körfezin yeniden kirlenmesine neden oldu.
Prof. Dr. Doğan, "Körfezin temizlenmesi büyük maliyet ve altyapı gerektiren bir süreçtir. İç körfezde belirli bölgelerin havalandırılması, balıkların hayatta kalmalarına yardımcı olabilir. Havaların serinlemesi ve yağmurun tuzluluğu düşürmesi ölümleri yavaşlatabilir" dedi. Uzun vadede arıtma tesisinin kapasitesinin artırılması gerektiğini vurgulayan Doğan, "Şehir atık sularının tamamen arıtılması sağlanırsa, körfez yeniden hızlı bir iyileşme sürecine girecektir" şeklinde konuştu.
Kıyı bölgelerdeki midye türlerinin tamamen yok olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Doğan, önceki yıllarda 19 türe ait 1.486 birey bulduklarını, bu yıl ise sadece 4 türe ait 7 birey bulabildiklerini belirtti. Bu durumun körfezdeki kötüye gidişin bir sonucu olduğunu ifade etti.
EÜ Su Ürünleri Fakültesi Dekan Vekili Prof. Dr. M. Tolga Dinçer, İzmir Körfezi'nde 20 Ağustos'tan itibaren incelemelere başladıklarını ve mevcut durumla ilgili koordineli çalışmalar yürütüldüğünü söyledi. EÜ Rektörü Prof. Dr. Necdet Budak ise, bilimsel yöntemlerle çözüme ulaşılabileceğini belirterek, valilik, bakanlık ve belediye ile yapılan çalışmaları paylaşmaya hazır olduklarını ifade etti.
Kaynak: DHA
En Çok Okunan Haberler